1. Motoru sadece güneşli Pazar günleri kullanmayın. Sürüş
kontrolünüzü artırmak istiyorsanız, mümkün olduğunca sık motor
kullanmalısınız. Mat Oxley, TT sürücüsü.
2. Çoğu sürücü motora biner, debriyajı bırakır ve gazı açar.
Fakat evden işe gidiş geliş temel becerileri kazanmak için ideal
zamandır. Trafik ışıklarında beklerken debriyaj-gaz dengesini tekrar-
tekrar çalışın. Simon Pavey, Dakar yarışcısı ve off-road eğiticisi.
3. Mükemmel U dönüşü için, ağırlığınızı dönüşün dışına verin
(sağa dönüşte sola eğilin ve selede sola kayın). Bu motorun dengesini
sağlar ve dönüşü kolaylaştırır. Adam Davies, okuyucu.
4. Açık viraj dönüşünde frene ihtiyaç yoktur. Sadece gazı
kapatın, kontrolün tam olduğundan emin olun. Gaz kesilince motor
virajın içine yönelir, yalnız çok erken yapılırsa ideal çizginin
dışına çıkarsınız ve daha da yavaşlarsınız. Andy Morrison, sürüş
eğiticisi.
5. Motorunuzun farklı viteslere olan reaksiyonunu öğrenin. Bu
şekilde bir olay olduğunda yanlış viteste yakalanmazsınız. Phillip
Gordon, okuyucu.
6. Motor devrini devir sınırının üst yarısında tutmaktan
çekinmeyiniz. Böylece küçük el hareketine motor hızla cevap
verebilecektir. Araçları daha kolay geçebilir, yakıt ekonomisi sağlar
ve motor ile ilgilenmediğiniz için nereye gittiğinize daha iyi
odaklanabilirsiniz. Mike Armitage, Bike yol deneyicisi.
7. Vitesi motorun en yüksek torkuna yakın zamanda değiştiriniz.
Debriyajsız vites değiştirme, sarsıntısız sürüş sağlar. Fakat burada
zamanlama anahtar noktadır. Gazı anlık kapatın, vitesi yükseltin ve
böylece sıradaki dişli kolayca yerine yerleşir. Bu işlem bütün
viteslerde geçerlidir ve motora zarar vermez. Damon I'Anson, sürüş
eğiticisi.
8. Farklı yüzeylerde arka freni kilitlemeye çalışmak teker
kavramasının kullanılabilir bir göstergesidir. Bu işlem sıklıkla ve
farklı koşullarda denenerek fren gücünü ne kadar olduğunu algılayarak
yapılmalıdır. Islak zeminde teker kilitlenmesi kavramının olmadığının
göstermek için gerekli değildir, ağırlık transferinin nasıl
çalıştığını gösterir. Jeremy Waterman, okuyucu.
9. Yumuşak bir yavaşlama için frenle beraber gazı kapatın. Fren
için iki parmağınızı kullanın, aynı anda gazı kontrol etmelisiniz.
Fay Graham, okuyucu.
10. Motor kontrolünde akıcı olmaktan vazgeçmeyiniz. Her vites
değişiminde, her gaz hareketinde, her frende temel amaç süreklilik ve
kesintisiz olmaktır. Som balığının yüzmesi gibi sürüş sizi
gideceğiniz yere götürür. Rupert Paul, teknisyen gurusu.
11. Virajlarda ayaklığın yere değdiğini fark ederseniz
pozisyonunuzu bir önceki açıya göre düzeltiniz. Ayağınızı ayaklığın
en dışına yerleştiriniz. Böylece yer ile ilk önce ayağınız temas
edecek kolayca fark edebilecek ve pozisyonu düzeltebileceksiniz. Dave
Hart, okuyucu.
12. Yarışırken aşırı kibar olamaya çalışırım. Motor üzerinde
kararsızlık yaşamam. Bu yağmurda neden hızlı olduğumu açıklar. Barry
Sheene, GP efsanesi.
13. Bir yere giderken yavaş gitme egzersizi yapınız. BMW okulunda
20 yıldır motor süren fakat yürüyüş hızında süremeyen kişilerle
karşılaştık. Bu pratik ve güvenin azalmasına bağlıdır. Bu eğitimi
alırsanız ve günlük sürüşlerdeki sonuçlarını görürsünüz. Simon Pavey,
Dakar yarışcısı ve off-road eğiticisi.
14. Sert bir şekilde hızlandığınızda düz uzanın ve ruhunuzda
hissedin. Fay Graham, okuyucu.
FREN
15. Ne kullandığınız ve nerede kullandığınızdan bağımsız olarak,
motor kontrolünün en önemli kısmı frenlemedeki güveninizdir. Simon
Pavey, Dakar yarışcısı ve off-road eğiticisi.
16. Her yolculuktaki acil duruş bir raflekstir. Nick Els, okuyucu.
17. Yolda veya arazide % 80 ön % 20 arka freni kullanırım. Motoru
sadece ön fren ile durdurabilirsiniz, arka frenin etkisi çok azdır,
motoru stabil tutmaya yardım eder. Arazide ön freni tüm dönüş
süresince kullanabilirsiniz. Fakat caddede dönüş ortasında
hızlanmadan önce freni bırakmak gereklidir. Valentino Rossi, GP
sürücüsü.
18. Fren yaparken benzin deposunu bacaklar ile sıkıştırarak ve
ağırlığı kollarınızdan uzaklaştırınız. Kollarınızın gevşek olmasına
ihtiyaç vardır. Andy Goodman, okuyucu.
19. Çok agresif olmadığınız sürece, ön tekerlek sizin
tahmininizden daha iyi yolu tutar. Dönüşlerde fren yapıldığında
lastik asfaltı iterek yolu daha iyi tutar. Freni sıkmaya devam
edebilirsiniz, ama aniden bırakırsanız lastikteki basınç ve yol tutuş
aniden kaybolacaktır. Scott Smart, BSB yarışıcısı.
20. Arka fren sürücünün cephaneliğindeki küçümsenen bölümdür.
Sürüş sırasında arka freni yok saymak dünyayı ele geçirip Belçika'da
yaşamaya benzer. Şehirde ve yağmurda değersizdir ama acil durumda
sizi kurtarabilir. Martin Fitz-gibson, Bike yazarı.
AKIL OYUNLARI
21. Güzel frenleme her iki uçta ince ortası geniş şekil
oluşturmalıdır. Başlangıçta hafif sıkıp sonra basıncı artırmak tam
dururken yine azaltmak gereklidir. Jack Hallam, okuyucu.
22. Sadece yolu veya araziyi ve motoru düşünün. Bu her zaman
kolay değildir. Beyninizin bir yarısı ile motoru sürüp yolu
görebilir, diğer yarısı ile kızları, arkadaşı, çocukları
düşünebilirsiniz. Valentino Rossi, GP sürücüsü.
23. Düzgün nefes almak için bilinçli çaba sarfedin. Stres altında
yüzeysel nefes almak veya nefesi tutmak normaldir. Fakat bu durumda
beyninizin daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Mat Oxley, TT
sürücüsü.
24. Emin sürüşün tek yolu paronaya halinde olmaktır. Köşe
arkalarında park etmiş arabalar olduğunu, hiç kimsenin sizi
görmediğini, otobüslerin herhangi bir yer ve zamanda uyarmadan aniden
duracağını, ağaçların altının ıslak olduğunu, yayaların intihar
edeceğini farzedin. Ve en önemlisi bundan zevk alın. Martin Fitz-
gibson, Bike yazarı.
25. Bütün kötülüklerin anası kibirdir. Andrew Short, okuyucu.
26. Büyük, hızlı motor kullanırken, her şey çok hızlı olur, bu
nedenle bir sonraki şeye yüzde yüz konsantre olun. Aklın bir miktar
motorun önünde olmasına ihtiyaç vardır. Yolda her zaman bir sonraki
köşeyi düşünürüm. Valentino Rossi, GP sürücüsü.
YARIŞTA
1. Sağ elinizin ne yaptığına dikkat edin. Dönüşe yaklaştığınızda gazı kesmiş ve fren yapmıyorsanız, gazı erken kesmişsinizdir. Eğer dönüşten önce freni bıraktıysanız, tekrar fren yapmanız gerekecektir.
Mike Armitage, Bike test sürücüsü.
2. Normalde motor freni ve debriyaj balatası fren gibi davranır, kayacak kadar arka tekeri yavaşlatır. Yana yattığınızda debriyajı bırakırsanız daha fazla yatmanıza neden olur. Debriyajı kavramak arkanın toplamasını ve arka tekerin tekrar yol çizgisine girmesine yardım eder. Scott Smart, BSB yarışçısı.
3. Islak günlerde kendinizi yumuşak fren konusunda eğitin. Jimn Whistler, okuyucu.
4. Mallory firketesinde, örneğin, ben debriyaj aktif olmadan önce iki yana yatış yapıp sonra son yatışta gaz veriyorum. Scott Smart, BSB yarışçısı.
KLASİK MOTOR SIRLARI
5. Gerçekte en iyisi frene bel bağlamamaktır. Her zaman kaçış yolu için plan yapın. Brian Crichton, Klasik Bike ekspert.
6. Vites sıklıkla yanlış tarafta ve yanlış yöndedir. Yeni motorda gidona işaret koyun. Bu trafik ışığındaki karmaşayı önler.
Hugo Wilson, Klasik Bike ekspert.
7. Karanlık basmadan evde olun. Adrian Stear, Klasik Bike ekspert.
8. Seyahate çıkmadan önce karınız motor karavanın nasıl bağlandığını bildiğinden emin olun. Brian Crichton, Klasik Bike ekspert.
9. Eski motorlarda reserv yoktur, benzinci görünce fulleyin.
Hugo Wilson, Klasik Bike ekspert.
10. Virajlara doğru hızlanın. Eski motorları kullanımı zordur, viraj ortasında sorun çıkarır. Brian Crichton, Klasik Bike ekspert.
11. Acele etmeyin. Parça dökebilir. Eski motor kullanma modunda olmalısınız. Hugo Wilson, Klasik Bike ekspert.
12. Yoldaki çukurlardan kaçın. Sert motorla birine girerseniz kendinizi hastanede bulursunuz. Brian Crichton, Klasik Bike ekspert.
13. Counter-steering size yeterli hızda dönme sağlamaz ise? İç taraftaki ayaklığa ağırlık verirken içteki gidonu itin. Sean Hayes, eğitici.
14. Dönüşte kalçanızın yarısını selenin dışına kaydırın, ve dönüşe doğru omzunuzu düşürün.Bu başınızı dönüşe döndürür ve bu şekilde yolun gittiği yere bakarsınız. Bu aynı zamanda vücudunuzu en iyi pozisyona getirir ve motora az yük bindirir, sarsıntıları azaltır. Dizinizde doğal bir şekilde asfalta doğru yaklaşır. Pete Boast , eğitici.
15. İki yol kenarının birleştiği yeri gözlemek dönüş hızınızı ölçmeye yardım eder. Bitiş noktası size doğru geliyorsa viraj daralıyordur ve yavaşlamanız gerekir. Eğer uzaklaşıyorsa, viraj açılıyordur, gazı açabilirsiniz. Tim Bailey, sürüş eğiticisi.
16. Birçok sürücü asfalt dışında motor kullanmaz. Çamur ve çakılda sürmek motorun ne yapacağını sıklıkla da ne yapamadığını öğrenmenin en iyi yoludur. Arka tekerde traksiyon kaybı gibi sizi şaşırtacak şeyler ile sizi durdurur. Yolda kullanıyorsanız bunun önemi yoktur, bunu ancak off-road da öğrenirsiniz. Simon Pavey, Dakar yarışçısı ve off-road eğiticisi.
17. Viraj içinde aniden hızlı gittiğinizi fark ederseniz, tüm kontrolleri ele alma ve bir şeyler yapma dürtüsüne karşı koymalısınız. Ani tepkiler çözüm yerine daha çok problem yaratır. Her şeyi bırakın motor muhtemelen sizi doğru yola götürecektir. Harry Bird, okuyucu.
18. Trafikte çok yakın takip ediliyorsanız arka frene hafifçe basarak fren lambasını yakınız ve trafiğin sizin yavaşladığınızı öğrenmesini sağlayınız. Bu gündüzde yapılabilir. John Pybus, okuyucu.
19. Enjeksiyonlu motorlarda tam gazda bir miktar gecikme olur.
Kötü yüzeylere ve gürültülü motorlarda tehlikeli olabilir. Bu sorun gazı yavaş açarak çözülmelidir. Peter Clark, okuyucu.
20. Şehir içinde kapı eşiklerine çimlere ve çöp kutularına dikkat ediniz. İleriki köşede büyük bir çöp arabası görürseniz bu hareketli bir şikan oluşturacaktır ve sizin yolunuzdan araç gelebileceğini gösterebilir. Mike Gunter, sürüş eğiticisi.
21. Eğer geçemediğiniz bir arabanın arkasında kalırsanız, aracın sürücüsünün yaptığı her bir hata için bir motor boyu geride kalın.
Yanlış dönüş, ani dönüş, nedensiz fren ve dönüşten her biri için bir motor boyu geride kalın. Bunlar idiot detektörü ve kaza önleme planıdır. Bob Thurston, okuyucu.
22. Öfkeye kapılmayın. Siz hatasızsınız, onlar hatalı, fakat siz zayıfsınız onlar değil. Al Hadley, okuyucu.
23. Sürekli sert rüzgar sorun yaratmaz, sadece rüzgara doğru counter-steer uygulayınız. Rüzgarlı günlerde Çit sonrasında ve kamyonları geçtikten sonra dikkatli olunuz ani rüzgar tehlikeli olabilir. Büyük motorlar sert rüzgarda korkutucu olabilir. Ağırlığı eğilerek seleye ve ayaklıklara vermek motoru stabil tutar. Ben Miller, Bike editörü.
24. Eğer karda 20 dakika düşmeden motora bindiyseniz, durun ve motoru tekrara gelip almak üzere kenara bırakın. Bir sonraki virajda şansınız sizi terk edebilir. Ben bunu zor yoldan öğrendim. David Hardy, okuyucu.
25. Parkı planlayın. Dönemeyeceğiniz dar U dönüşlerde, yönünüz yokuşa doğru olsun ve geriye doğru gelerek dönün. Yokuşa doğru geri geri itmek daha zordur. Steve Westlake, editör.
26. Otobanda hızı hissetemk istiyorsanız, hzıla gidin ve kısa bir süre arabaların arkasına girin. Dan Rich, okuyucu.
27. Grup sürüşlerinde çok dikkatli olun- hiç kimse sizin gibi motor kullanmaz. Richard Roberts, okuyucu.
MOTORUNUZU SEVİN
1. Lastik basınçlarını düzenli kontrol edin. Aynaları silin,
fren ve gaz kolunu ayarlayın. Rupert Sullivan, okuyucu
2. Kış eldiveni kullanmayınız, ne olduğunu hissetmenizi
engeller. Elcik koruma ve ısıtıcılı grip ve tüm yıl yazlık eldiven
kullanınız. Stuart Clarke, okuyucu.
3. Durduğunuzda visörü yıkayıp temizleyin. Sırt, bel diresek
koruyucuları rahat olmalıdır. Kulak tıkaçlarının kaksı giymeden önce
yerinde olduğunu kontrol ediniz. Mike Armitage, Bike yol deneyicisi.
4. Visör üst kısmına siyah izole edici bat yapıştırınız. Güneş
ışıkları düşük açınadan geldiğinde rahat olursunuz. Paul Morris,
okuyucu.
5. Tatilinizi petrol içinde kalmış martı gibi geçirmek
istiyorsanız zincir yağınız ile elbiselerinizi aynı yere koyun. Juan
Perez-Munoz, okuyucu.
6. Gece normalden daha fazla arka freni kullanın. İdeali frene
daha erken fakat yavaşça basın iyice yavaşlayıp tekrara hızlanma
gereksinimi olmasın. Bu ön çatallar üzerine yatmayı ve ön farların
beraber aşağı yönlenmesini önler. Keith Tompson, okuyucu.
7. gece tanımadığınız bir yolda giderken hızı uygun bir arabayı
takip edin. Onun yaptığı her değişiklik takibinde olan sizi yol
hakkında bilgilendirecektir. Virajlarda geride kalın düzlükte tekrar
yakalarsınız. Alexander Templeton, okuyucu.
8. Yüksek riskli durumlarda ön freni kavrayın. Saniyelr
yaşamınızı kurtarabilir. Mat Oxley, TT sürücüsü.
9. Zikzaklar çizerek gitmek lastikleri ısıtmaz, lastiğin
yüzeyini temizler. Lastiği ısıtmanın en iyi yolu düz bir çizgide
sertçe hızlanma ve frenleme yapmaktır. Martin Fitz-Gibson, Bike
yazarı.
10. Eğer tüm yıl motor kullanıyorsanız ve dağları geçme planınız
varsa ucuz bir termometreyi konsola monte etmek yolun buzlu olup
olmayacağı hakkında fikir verir. Buz donma noktasının üstünde ve
altında oluşabilir. Gözünüz yolda ve termometrede olsun. Yolda
parlama varsa güvenli değildir. Jonathan Downes, okuyucu.
11. Çakıllı park alanları kumlu yolar gibi gevşek yüzeylerde
ayaklıklar üzerinde ayağa kalkmak kayma riskini azaltır, sele yerine
ayaklığa verilen ağırlık motoru daha stabil hale getirir. Arka teker
kayarsa otomatik olarak düzelmesine yardım eder. Örneğin arka teker
sola kayarsa, motor sağa yatar ve sol ayaklık sağdan daha uzak hale
gelir. Sonuç olarak ağırlığı çoğu sol ayaklıktan kalkar bu kaymayı
önler. Yarışçılar içteki ayaklığa kasten basarak kaymayı provake
ederler. Bunu evde deneyin. Ian Lyford, okuyucu.
12. İleride park etmiş beyaz van belki masum olabilir.. veya hız
radarı olabilir. Yol kenarına ve köprü üzerine park eden her araçtan
kuşkulanın-şüpheniz varsa geri dönün. Tim Bailey, sürüş eğiticisi.
13. Gün boyunca yol alıyorsanız her benzin aldığınızda yiyin,
için ve işeyin. Altı atıştırma büyük bir yemek yerine geçer fakat iki
saatini yemekte geçirmeyin. Simon Weir, Bike üretim editörü.
14. Karşıdan gelen araçların uzun gölgeleri varsa, gözlerine
güneş geldiği için sizi görmekte zorlanıyor olabilirler. Özellikle
kavşaklarda dikkatli olun. Phil Bifford, okuyucu.
15. Yolda derin su, kum, çakıl, kar ile karşılaşırsanız
ağırlığınızı ayaklıklara verin kıçınızı seleden kaldırın ve
kollarınızı gevşetin. Motorun etrafınızda hareketine izin verin.
Motorla savaşmayın kazanamazsınız. Tim Langley, okuyucu.
Sarı camlı gözlükler aslında belirli renkleri diğer renklerden daha dominant hale getiren gözlüklerdir. Gece araç farlarından yayılan beyaz ışık parlama yaparak gözü yorar. Detaylar azalır. Sarı rente camlar kullanılınca karşıdan gelen aracın ışığı camın renginin koyuluk oranına bağlı olarak azaltılarak bir ölçüde gözün kamaşması engellenir. Sarı renk kontrastı artacağından detaylar daha da keskinleşir, ama bu asla daha fazla gördüğünüz anlamına gelmez.
Yıllar önce bir tatile giderken bu sarı camlardan bir gözlüğe takıp yanıma almıştım. Gece boyunca aralıklı olarak takıp çıkararak farkını anlamaya çalıştım ama kontrası arttırırken biraz da koyuluk verdiğinden faydasın ve zararının birbirini dengelediğine karar verdim. Tabii bu kişisel bir düşünce.
Motorlarımıza taktığımız beyaz ampuller ve xenon ampuller aslında daha kuvvetli ışık verdikleri için daha iyi gösteriyorlar. Bazı kozmetik amaçlı takılan orjinal ampullerle aynı ışık gücündeki beyaz ampuller ise hiçbir fayda sağlamıyor hatta beyaz rek kontrası azalttığından görüş detayı azalıyor.
Philips'in allweather diye %30 fazla ışık sağlayan bir ampulu vardır, taktığınızda hafif sarımsı bir işik verdiğini görürsünüz. Ilk bakışta vaad edildiği gibi daha fazla ışık vermediğini düşünsenizde ilk yağmur veya siste daha fazla detay gördüğünüzü farkedersiniz. Bu ampulde daha güçlü ışık sağlayan iç yapı ile sarı rengin yarattığı işik azalması birbirini dengelemiş ve ortaya güzel bir sonuç çıkmış.
Optik eğitiminde, ışığın fizyonomisinde bu konuyla ilgili şeyler vardı. Bir ara evdeki kitaplara bakıp sana daha teknik bir açıklama yapabilirim sanırım.
Bir veya iki parça ve deri veya kumaş olarak değişik seçenekler
bulabilirsiniz.Deri kumaşa göre daha güvenli ve hacimlidir,ama kumaş
malzemeden yapılmış mont,daha esnek ve rahattır.
İki parça giysi pratiktir ve yeterli güvenliği sağlar,ama tek parça giysi(tulum) en iyi güvenliği ve esnekliği sağlar,özellikle pist sürüşleri için biçilmiş kaftandır.
Giydiklerinizin üstünüze tam oturması önemlidir.Bu yüzden satın almadan
önce mağazada çeşitli bedenlerdeki pantalon,mont ve tulumu
deneyin.Bedeninize tam oturan ama sizi rahatsız etmeyen ve hareketlerinizi kısıtlamayan giysileri seçin.
Giysilerin içinde kullanılan korumalar çok önemlidir,bunların standartlara
uygundur,damgası taşımalarına dikkat edin.
ELDİVENLER :
Sözkonusu bir kazada,düşme sırasında içgüdüsel olarak kendimizi
ellerimizle korumaya çalışırız,yere ilk temas eden ellerdir genellikle.Bu
yüzden iyi bir eldiven şarttır.
Eldivenlerde,yine mont ve pantalonda olduğu gibi elinizi tam
kavramalıdır.Çok dikişli eldivenler almaktan kaçının,olabildiğince az dikişli,az parçadan oluşan, sağlam dikilmiş ve üstünde korumaları olan eldivenler en iyi güvenliği sağlar.
Selenizin altında yazlık ve kışlık olarak iki çeşit bulundurmanız,yağmura
yakalandığınızda,ellerinizi kuru tutmanızı ve zaten zor olan sürme
koşullarının daha zorlaşmamasına yardımcı olur.
BOTLAR:
Botlarınız,ayak bileğinizi kavrayacak kadar uzun olmalıdır hatta ayak
bileğinin,üstünüde kavrıyorsa en ideali budur.Botlar üstündeki ön ayak
korumalarıda kullanışlıdır.Sürtünmelerde ayak parmaklarını korur.
Plastik zırh ve ortopedik gövde,güvenlik açısından etkilidir ama bazı
motorlarla uyumsuz olabilir,kullanımı güçleştirebilir.Botların,su geçirmez kışlık ve yaz versiyonlarını bulabilirsiniz.
DİĞER PARÇALAR:
Standartlara uygundur damgalı,sırt koruması,akıllıca bir yatırımdır.Sırt
korumasının montun altına giyilebilmesi için montun bedeninize biraz daha büyük olmasına dikkat edin.
Konforlu ve rahat bir sürüş için,kulak tıkaçları çok etkilidir.Bir kez kulak
tıkaçlarıyla sürmeye başladınız mı,onlarsız sürmek,çok konforsuz ve rahatsız edici gelecektir.
_________________
*The End Of The World Was Only The
The Beginning*
Yolda, şartlar sürekli değişir. Sorumluluk sahibi bir sürücü olarak, motosikletinizin tüm kontrolünün sizde olmasının öneminin farkındasınız. Eksiksiz bir hazırlık, keyifli, güvenli ve duyarlı bir sürüşün anahtarıdır. Sürüş kıyafetlerinizin ve sürüş öncesi kontrollerinizin önemini zaten biliyorsunuz. Öyleyse, trafikte riski yönetmek için gerekli sürüş stratejilerine dikkatimizi verelim.
Şerit Seçimi: Çok şeritli yollarda, hem sizin yolu iyi görebilmeniz, hem de yoldakilere görünebilir olmanız için yerinizi ayarlayın. Trafiğin ve yol durumunun el verdiği ölçüde kendinize bir güvenlik koridoru oluşturun.
Şerit Konumları: Bir şerit içinde konumuzunu doğru seçmeniz diğer araçların yol açacağı rüzgar etkilerini önleyeceği gibi, tehlikeleri görmenizi ve onlardan kurtulmanızı, sizinle diğer araçlar arasında güvenlik koridoru oluşturmanızı ve bunu korumanızı sağlar. Diğer araçların arkasında gizlenmeyin. Kendinizi öyle ayarlayın ki önünüzdeki araçlar aynalarından sizi görebilsin. Olası tehlikeleri görmenizi sağlayacak bir konum, diğer sürücülerin de sizi daha önce germelerini kolaylaştırır.
Bölüm B - Görünür Olmak
Birçok motosiklet kazası diğer sürücülerin, artık çok geç oluncaya kadar motosikletleri görmemelerinden kaynaklanmaktadır. Motosikletler daha küçüktür ve araba ve kamyonlar kadar çok değildir. Bu yüzden trafikte farkedilmeleri ve diğer sürücüler için hızlarının tahmin edilmeleri daha zordur. Diğer sürücülere varlığınızı ve ne yapmak istediğinizi belli etmeniz gerekmektedir. Daha görünür olabilmek için bazı öneriler şunlardır:
Giysi: Açık renkli kıyafetler ve parlak bir kask kullanın. Kıyafletlerinizde, kaskınızda ve motosikletinizde yansıtıcı maddeler bulundurun.
Far: Gündüz bile olsa farınız açık olsun.
Sinyaller: Niyetinizi sinyallerinizle belirterek diğer sürücülerle iletişim halinde olun. İşiniz bittiğinde dönüş sinyallerinizi kapatmayı unutmayın. Yanlış bir sinyal karmaşaya yol açabilir çünkü niyetinizi doğru şekilde belli etmemiş olursunuz.
Fren Lambası: Yanıp sönen bir fren lambası, sabit bir lambadan daha görünürdür. Yavaşlama öncesinde ve sırasında fren lambasını yakıp söndürün (tabiki acil durumlar dışında).
Korna: Dikkat çekmek için kornanızı kullanın, ama ona güvenmeyin. Birçok sürücü onu duymayabilir.
Bölüm C - Sürücü Radarı
"Yol Taraması"(veya sürücü radarı) sizi etkileyen birçok riski farketmenize yardımcı olur. Kullanabileceğiniz 3 tane "yol zamanlaması" vardır. Bunlar, 2 saniye takip mesafesi, 4 saniye acil yol gözlemi, 12 saniye beklenen yol analizidir.
İlk yol zamanlaması, 2 saniye takip safesidir. Yol durumu ideal (yani minimum tehlikede, en iyi koşullarda) olduğunda en kısa mesafe olarak kabul edilir. Mükemmel sürüş koşulları değiştiğinde (örneğin yol tutuşunun ya da görüş mesafesinin azalması, sürücü yorgunlu gibi...) zaman ve mesafe kavramlarının arttırılması gerekmektedir. İşte 2 saniye takip mesafesinin uygulanışı:
Önünüzdeki direk ya da kaldırım gibi sabit bir noktayı seçin
Öndeki araç o noktayı geçtiği anda, içinizden seksensekiz-seksendokuz (2 saniye) deyin; eğer belirlediğiniz noktaya henüz varmadıysanız, takip mesafeniz en az 2 saniyedir.
Toplam duruş mesafesini belirleyen 3 unsur:
Algılama mesafesi : siz bir şeyi farkedinceye kadar katettiğiniz mesafe
Tepki mesafesi : siz tehlikeyi anlayıp frene basıncaya kadar geçen sürede kattetiğiniz mesafe
Frenleme mesafesi : frenlere basıp duruncaya kadar katettiğiniz mesafe
Daha güvenli bir sürüş için en azından ideal sürüş şartları azaldığında 3-4 saniyelik bir takip mesafesinde olmaya özen gösterin.
İkinci yol zamanlaması 4 saniye acil yol gözlemidir. Yolunuzun sonraki 4 saniyesi içindeki herşey acil olarak kabul edilir,çünkü birşey ters gittiğinde hızlı bir cevap vermeniz germekmektedir. Dört saniye, sabit tehlikeler ile yolunuza aniden çıkan canlı ya da cansız nesnelerden, kıvırmaca ve/veya fren yardımı ile kurtulabilmeniz için yeterli zaman ve alanı verecektir. Üçüncü yol zamanlaması ise 12 saniye beklenen yol analizidir. Doğru arama teknikleri önünüzdeki 12 saniyenin taranmasını gerektirmektedir. Bu, varmanız için o kadar zaman geçmesi gereken alana iyice bakmanız demektir. Acil olmadan önce bir duruma hazırlanmanız için zaman sağlar.
Bölüm D - Akıl Yürütme
Güvenli sürüş el ve ayaklardan çok göz ve zekanın kullanım becerisidir. Büyük olasılıkla trafikle baş edebilmek için bir çeşit akıl yönetimi kullanıyorsunuz. Bu yöntemlerin bazıları formül haline getirlimiş ve hepsi güvenliği arttırıcı karar alma yaklaşımları oluşturmaktadır.
Güzel stratejilerden biri ADU'dur. ADU, Arama, Değerlendirme ve Uygulamayı temsil eden bir kısaltmadır.
Arayın: Arama olası faktörler ve riskler için ciddi bir tarama demektir. Arama size karar almanız için gerekli bilgileri sağlar. Arama, önünüzdeki tehlikenin ne olduğunu öğrenmekten biraz daha fazlasıdır. Aynı zamanda arkadaki ve yanlardaki alanları da içerir. Sık sık aynalarınızı kullanın ve kör noktalarda (aynalarınızdan görülmeyen bölgelerde) neler olduğunu farkedebilmek için başınızı arkaya çevirin. Birçok motosikletin yan taraftan daha uzağı görebilmek için tümsek aynası vardır, ancak bu derinlik algılamasını (nesnelerin ne kadar uzakta olduğunu) da bozar.
Gözler hiç bir nesneye bir saniyeden fazla takılmamalıdır. Trafikte önemli elemanları öncelik sırasına koymak önemlidir. Üç kategoride arama yapın: 1) yolun ve yüzeyin nitelikleri, 2) trafik işaretleri ve işaretçileri, ve 3) diğer sürücüler. Her hangi bir zamanda bu üçü birleşerek önemli olan etkenleri oluştururlar.
Değerlendirin: Değerlendirmek demek sorunları önceden tespit etmek demektir. Bu, baş edilemediğinde kazaya yol açabilecek risk ve karmaşaları oluşturan faktörlerin sürekli farkedilmesidir. Bu, en iyi sonucu elde edebilmek için en kötünün sezilmesidir. Bu, tehlikeli bir duruma dönüşmeden önce risklerin birbirinden ayrılmasıdır. "Ya olursa..." diye bir oyun oynadığınızı düşünün; eğlence ve enerji dolu bir oyun. Trafik işte çoğu zaman böyle bir yapbozdur çünkü diğer sürücüler çoğu zaman anlaşılamazdır.
İyi bir risk yönetiminde zaman ve mekan ihtiyaçlarının belirlenmesi önemlidir; çünkü bu yolla güvenliğin sınırları çizilebilir. Güvenliğinizi sınırlarını belirleyen üç faktör şunlardır:
1) sizin becerileriniz ve sınırlarınız, 2) motosikletinizin becerileri ve sınırları, ve 3) yol/trafik şartları. Örneğin, eğer becerilerinizin üstünde bir hareketi gerektirecek bir manevra ihtiyacına düşerseniz, güvenliğinizin sınırlarını aşmış olursunuz. Ya da, eğer yeterli zaman ve alan yoksa, ve siz motosikletinizin dönüş ve/veya fren becerilerinin üzerinde bir hamleye giriştiyseniz yine güvenlik sınırlarınızı aşmış olursunuz.
//////////////// Sürücünün Yeteneği ve Sınırları \\\\\\\\\\\\\\\\\
Motosikletin Yeteneği ve Sınırları--------Yol ve Trafik Durumu
\\\\\\\\\\\\ Zamansal ve Alansal Güvenlik Sınırları /////////////
Uygulayın: Güvenli sürüş, üstün manevra becerilerine gerek duyacağınız durumları ortadan kaldırmak için, üstün akıl stratejilerine ihtiyaç duyar. İyi sürücler, bilinçli bir şekilde trafikte kazaya sebep olabilecek etkenleri azaltır, ancak gelişmiş manevra becerilerine de sahip olmayı bilir. Uygulama evresini oluşturan üç adım vardır. Bunlar: 1) hız ayarı, 2) pozisyon ayarı, ve 3) niyetinizi bildirmektir.
Bölüm E - Yaygın Sürüş Durumları
Daha önceden söylendiği gibi kazaların baş sebebi birçok etkenin bir araya gelmesidir ve kendinizi ADU yöntemini kullanarak bu durumlardan kurtarabilrsiniz. İşte size karşılaşabileceğiniz bazı yaygın sürüş durumları. Güvenlik sınırları içinde kalabilmek için ADU'yu ya da benzer yöntemleri uygulamak her zaman gereklidir.
Kavşaklar: Sizinle trafik arasındaki en büyük olası karmaşa kavşaklardadır. Bir kavşağa varmadan çok önce ne olabileceğini bilmek önemlidir. Bağlantı yolları ve ara yollarla kesişim noktaları da kavşak olarak kabul edilmelidir. Bağlantı yolları, park alanları, yan caddeler çabucak bir tehlikeye dönüşebilir. Bir kavşağa gelirken bu dört adımı takip etmek önemlidir.
Arkanızdaki trafiği kontrol edin
Yaklaşılan trafiği kontrol edin
Soldaki trafiği kontrol edin
Sağdaki trafiği kontrol edin
Sınırlı görüş olan kavşaklarda özellikle dikkatli olun. Sizi gizleyebilecek çevresel etkenlerin farkında olun.
Durduğunuz zaman, dönüş ya da bir ışık için beklerken, arkadan yaklaşan araçları kontrol edin. Birisi arkanızdan yaklaştığında fren lambanızı yakıp söndürün. Bir kaçış planınız olsun ve birinci viteste kalın. Kavşaktan geçeceğiniz sırada, ne olursa olsun bir iki saniye bekleyin, ışık kırmızıya döndükten sonra da geçenler olabilir.
Trafik yoğunluğuyla çalışan işaretler motosikletler için bazen sorun yaratabilir. Yoldaki sensörler bir aracın varlığını tespit edip trafik ışığının değişmesine yol açar. Ancak bazen bu sensörler varlığınızı tespit edemeyebilir. Tespit edilebilme şansını garantilemek için sensörlerin bulunduğu yerde bekleyin. Genellikle yolun yüzeyinde belirgin olurlar.
Bir duruştan sonra dönerken, becerikli bir debriyaj ve gaz kontrolü doğru bir şerit konumlamasını sağlamanıza yardım edecektir. Başınızı ve gözlerinizi yukarda tuttuğunuzdan ve nereye gidecekseniz oraya baktığınızdan emin olun.
Kavşaklar arasındaki yolların da kendilerine has riskleri vardır.
Sürüş sırasında güvenlik koridoru bulmak ve kullanmak önemlidir. Bu diğer araçların kör noktalarının dışında kalmak ve diğer trafikle hemen hemen aynı hızla gitmek demektir. Aynı zamanda park ceplerinden çıkan araçları görmek ve yolunuza çıkan yayaları farketmek de önemlidir.
Plakanıza yapışan sürücüler tehlike yaratırlar. Motosikletler kadar çabuk duramayabilirler. Bu sürücülerin ADU'nuzu engellemelerine izin vermemelisiniz. Genellikle, en iyi seçenek, kendinize yumuşak ve dereceli bir yavaşlama olanağı sağlayacak zaman ve alanı yaratabilmek için önünüzdeki araçla takip mesafenizi arttırmaktır. Böylece, plakanıza yapışan sürücünün acil duruş yapmasına gerek kalacak durumları engellemiş olursunuz.
Plakanıza yapışan sürücülere cevap verebilmeniz için diğer seçenekler:
Fren lambanızı yakıp söndürün (niyetinizi belli edin)
Dereceli bir şekilde daha fazla alan yaratmak için hızınızı düşürün (hızınızı ayarlayın)
Şeridinizi ihlal etmesini engelleyecek bir şerit konumu seçin (şeridinizi korumak için yerinizi ayarlayın), veya şerit değiştirin.
Arkanızdakinin sizi geçmesi için bir sokağa veya park yerine sapın.
Virajlar: Birçok viraja sahip yollar çok büyük bir eğlence olabilir, ancak ADU yöntemi herzaman kullanılır. Kaza araştırmaları motosiklet kazalarının yüzde 40'ının virajda yoldan çıkmaktan kaynaklandığını göstermiştir. Tek araçlı kazaların ana sebebi budur. Görüşün sınırlı olduğu yerlerde daha dikkatli olun ve daha fazla güvenlik için hızınızı ayarlayın.
Temel viraj alma yönteminden -yavaşla, bak, it ve yatır- daha önce bahsedilmişti. Bu her viraja uyar, ancak hızı biraz daha sabit tuttuğunuz azalan yarıçaplı virajlarda biraz değişir.
Bir viraja yaklaşırken viraj hakkında bilgi "Arayın". Yarıçapı ve eğimi nedir? Yüzey yapısı ve durumu nedir? Başka hangi trafik var? Bütün viraj görünür mü? Virajdan sonra ne oluyor?
Bu bilgiler ışığında, durumu "Değerlendirin". En temel iş uygun viraj çizgisini ve giriş hızını belirlemek, sabit hızla giderken iyi bir şerit konumunda kalmak ve her türlü soruna hazırklıklı olmaktır.
Öyleyse Yavaşla/Bak/İt/Yatır tekniğini doğru zamanlamayla "Uygulayın".
Kavşaklar kadar tehlikeli olmasa da, park alanları gibi dar alanlarda yapılan manevralar uğraştırıcı olabilir. Düşük hızlarda dönüş çalışın ve zıt tarafa ağırlık verme tekniğini uygulamayı unutmayın. Gövdenizin üst kısmını dönüşün zıt tarafına doğru verin ve yine zıt taraftaki pege daha fazla ağırlık vererek basınç uygulayın. Dengeye ve dönüşüye yardımcı olmak için yine dönüşün zıt tarafına doğru selenizde kayabilirsiniz.
Park güvenliği için bazı ipuçları:
Bir kaldırım kenarında, iki araçlık bir alan arasına park edecekseniz, motosikletinizi bu kaldırıma bir açıyla park edin. ( Not: Bazı şehirlerin motosikletleri paralel şekilde park etmeleri konusunda kuralları vardır. )
Eğer yan ayak kullanıyorsanız, fazladan sabitlik için gidonu sol tarafa doğru kırın ve güvenlik için kitleyin.
Orta ve yan ayakların, sıcak asfalt gibi yumuşak yüzeylerde batması motosikletinizin yere düşmesine sebep olabilir. Bunu önelemek için, bu ayakların altına koyulabilecek aliminyum ya da benzeri düz bir nesneyi yanınızda taşıyın.
Özellikle bir yokuş üzerine park ediyorsanız, motosikletinizi birinci viteste bırakın.
Engeller:
Verimli bir şekilde sürekli arama ve değerlendirme yapmanız, logar kapakları, hız tümsekleri veya çöküntü, katı nesneler gibi engellerden kaçınmanıza yardımcı olur. Eğer bir engelden kaçamadıysanız, seleden yükselin ve bacaklarınızı bir şok emici gibi kullanılın.
Bazı ipuçları:
Zamanın ve trafiğin elverdiği kadar yavaşlayın.
Mümkünse 90 derece açıyla yaklaşın.
Hedefe kitlenmeyi bırakın ve gözlerinizi ileriye odaklayın. Engel belirlendiği andan itibaren ADU’yu kullanmaya devam edin.
Engele ulaşmadan önce yavaşça dizlerinizi kırarak ayağa kalkın.
Gidonu sıkıca tutuun, frene ya da debriyaja basmayın.
Ağırlığınızı arkaya verin (gidonu çekmeyin ya da ona asılmayın) ve ön tekerlek engele temas etmeden az önce yavaşça gazı açın (bu ön tekerlekteki ağırlığı azaltarak engeli aşmanıza yardımcı olacaktır).
Motosiklet sabitlenene kadar oturmayın (sele yukarı çıkarken siz oturmak istemezsiniz).
ADU'yu kullanmaya devam edin.
Şerit değiştirme:
Şerit değiştirmek araba kullanırken yapılana benzer. Aynalarınızdan trafiği ve yanlardan gideceğiniz yönü kontrol ettiğinizden emin olun ( başınızı arkaya çevirerek kör noktalarda neler olduğunu bakın ). Tümsek aynalarınızın yan etkilerini unutmayın; nesneler aynalarda göründüklerinden daha yakındır. Diğerlerini uyarmak için önceden sinyalinizi verin. Ve şerit değiştirdiğiniz anda sinyalinizi kapatmayı unutmayın.
Geçişler:
ADU geçişlerde hayati önem taşır. Bir defada bir araçtan fazlasını geçmeye çalışmamalısınız, aralarından bir tanesi önünüzde sola kırabilir. Bir geçişi tamamlamak için:
Uygun bir takip mesafesini koruyun ve şeridinizin en soldaki üçte birlik tarafında kalın.
Uygun bir boşluk gördüğünüzde, şerit değiştirceğinizin sinyalini verin.
Uygun zamanı ve alanı seçmenizi sağlayacak şerit alanında durup, ivmelenin ve şeridi değiştirin (Uzun araçları geçerken rüzgar patlamaları ve türbülans konusunda hazırlıklı olun).
Alan için ayna ve kafa kontrolü yapın.
İyi bir şerit konumuna geçin ve sinyalinizi kapatın.
ADU'yu kullanmaya devam edin.
Tepeler :
Eğimsiz düz bir alanda hızınızı ayarlamak için doğru viteste olmak ne kadar önemliyse, inişli çıkışlı yollarda da en doğru vitesi seçmeyi bilmek bir sürücü için o kadar önemlidir. Dik yokuşlarda bir düşük vites kullanılmalıdır. Bu hem yukarı tırmanışta çekişi ve hareket kabiliyetini artırır hem de inişlerde motor frenini kullanarak hızı kontrol etmenize yardımcı olur.
Yokuş üzerinde motosikletinizi çalıştırmak ayrı bir beceri ister. Debriyajınızı kavrama noktasına doğru kaldırırken, geriye kaymasını önlemek için freni de kullanmak güzel bir tekniktir. Genellikle arka fren kullanılır; ama denge için iki ayağınızı da kullanmanız gerektiğinde, debriyajı yavaşça kavrama noktasına getirip biraz gaz vermeye başlayıncaya kadar ön freni kullanabilirsiniz. Debriyajı kavrama noktasında tutmak, hareket edinceye kadar motosikletin olduğu konumda kalmasını da sağlayabilir. Böyle bir alanda hareket edebilmek için düz bir alanda gerektiğinden daha fazla gaz vermeniz ve debriyajı kavrama noktasında daha uzun süre tutmanız gerekebilir.
Gece Sürüşü:
Gecenin karanlığı, siz ve diğer sürücüler için görüş mesafesini azaltır. Daha görünür olmak için, renkli, yansıtıcılı malzemeler kullanın. Motosikletin ışıklarını, özellikle de uzun farınızı, doğru yerde kullanın. Yer ve yön değiştirirken sinyallerinizi kullanın ve bir kavşakta beklerken, yavaşlarken, fren lambanızı yakıp söndürün.
Çizik ve kirden uzak bir göz koruma kullanarak görüşünüzü sağlamlaştırın. Gece sürüşünde, kaplamalı veya renkli lensleri kullanmaktan kaçının. Gece sürüşünün en zorlu yanlarından biri farların üstesinden gelmektir. Bu duruş mesafesinin görüş mesafesini geçtiği zamandır. Hızınızı mantıklı bir seviyede tutun. Öndeki araçların ışıklarını kendi görüşünüze yardımcı olmak için kullanın.
En İyi Frenleme ve Kıvırmaca
Birçok fren sistemi ön ve arka fren için ayrı uygulamaya sahiptir. Bununla beraber düşük hız manevralarını etkileyebilecek çeşitler de vardır. Motosikletinizin fren sistemi hakkında kullanım kılavuzunuza başvurun.
Bütünleşik Fren Sistemi : Arka frenin kullanılması, biraz ön frenin de kullanılmasını sağlar.
Bağlı Fren Sistemi : Ön ya da arka frenin kullanılması diğer frene de bir miktar basınç yapılmasını sağlayacaktır.
Kilitlenmeyi Önleyici Fren Sistemi (ABS) : Frene en sert şekilde basıldığında bile tekerleklerin kitlenmesini önlemek ya da en aza indirmek için geliştirilmiş sistemdir.
Düz Bir Hat Üzerinde Frenleme:
Motosikleti en kısa mesafede durdurabilmek edinilmesi gereken en büyük becerilerden biridir. Bu tekniği taze tutabilmek için güvenli alanlarda yapabildiğiniz kadar alıştırma yapın.
Bunu yapabilmenin en iyi yolu iki freni de aynı anda hiçbir tekerleği kitlemeden olabildiğince kullanmaktır. Aynı anda yumuşak bir şekilde ön freni sıkın ve arka freni uygulayın. Bedeninizi merkezde tutun ve aşağı değil ileriye bakın. Bu düz bir şekilde gitmenize yardımcı olacaktır.
Virajlarda Frenleme:
Viraja girildiğinde, iyi bir fren için gerekli yol tutuşun (lastiklerin yerle temas ettiği alanın) azaldığını hatırlamak önemlidir. Toplam yerle temas alanının bir kısmı virajı almak için kullanıldığından, frenleme için daha az temas alanı kalır.
Virajda hızlı bir duruşun anahtarı motosikletinizi olabildiğince çabuk düzeltmek (dik seviyeye getirmek) ve böylece en fazla yol tutuşunu sağlamaktır. Eğer yol ve trafik koşulları izin veriyorsa, en iyi frenleme (düz bir hat üzerinde frenleme) için önce motosikletinizi doğrultun ve gidonu düzeltin (ortalayın), ardından frenleri kullanın.
Frenlemeden önce motosikletinizi doğrultmanızı engelleyecek durumlar olabilir. Bu durumlara örnek olarak sol bir virajda yoldan çıkma veya sağ bir virajda gelen trafikle karşılaşma tehlikesi verilebilir. Böyle durumlarda frenleri yumuşak ve giderek artan şekilde kullanın. Yatma açışı azaldıkça frenlere daha fazla basınç uygulayabilirsiniz.
Duracağınız anda motosikletinizi doğrultmayı unutmayın.
Ön Tekerleğin Kilitlenmesi
Ön freni yumuşak, akıcı ve aşamalı bir şekilde kullanmanın önemi vurgulanmalıdır. Yavaşlama sırasında ağırlığın ön tarafa iletilmesi zaman alır. Eğer ön fren birdenbire sıkılırsa ve ön tarafa ağırlık transferi sayesinde olacak ekstra yol tutuşu sağlanmadan önce yüksek fren basıncı uygulanırsa, tekerlek kitlenebilir ve kızaklanabilir. Bu hemen gidon kontrolünün ve denge yeteneğinin kaybedilmesiyle sonuçlanacaktır. Eğer böyle bir durum oluşursa, ön tekerleğin dönüşüne devam edebilmesi için hemen ön freni bırakın ve doğru bir şekilde tekrar fren uygulayın. Yanlış bir uygulama "alçak düşüş"e yol açabilir (Motosiklet yana yatar, siz de onunla beraber yatıp, yan taraftan düşersiniz).
Arka Tekerleğin Kilitlenmesi
Arka tekerleğin kilitlenmesi ve kızaklanması, ani duruşlarda veya ani hız düşüşlerinde, motosikletin ve sürücünün ağırlıklarının arka tekerlekten ön tarafa doğru transfer olmasıyla gerçekleşir. Bu, arka lastiğin yol tutuşunu ve dolayısıyla arka tekerleğin kilitlenmesi için gerekli basınç miktarını azaltır. Arka lastik kaydığında, dönüş yeteği yitirilir.
Arka tekerlek kaymaya başladığında yapılabilecek en büyük yanlış, arka tekerleğin ön tekerlekle aynı doğrultuda olmadığı bir anda arka freni bırakmaktır. Eğer arka tekerlek, gidilen yol ile aynı doğrultuda olmadığı bir zamanda, kaymayı bırakıp dönmeye başlarsa, motosiklet bir anda doğrulacak ve büyük ihtimalle kontrol kaybına yol açacaktır. Ciddi şekilde yaralanmanıza yol açacak bir şekilde, "yüksek düşüş" ile, motosikletin üstünden atılmış olursunuz.
"Yüksek düşüş" kontrollü bir şekilde arka tekerleği kilitli bırakarak ve duruncaya kadar kayarak önleyebilirsiniz. Eğer bir düşüş gerçekleşirse, bu bir "alçak düşüş"; olur ve sadece kısa bir mesefe için düşmüş olursunuz.
Eğer arka tekerlek ön tekerlek ile aynı hizaya geldiyse, freni bırakarak ve tekerleğin dönüşüne devam etmesini sağlayarak kontrolü tekrar ele geçirmek mümkündür. Sadece ve sadece iki tekerlek aynı hizaya geldiği zaman arka freni bırakmayı düşünmelisiniz.
Kıvırmaca
(Not : Bu terimin Türkçe çevirisinde Donald Duck'ın kullandığı kelimeyi kullanıyorum.)
İyi arama teknikleri, kıvırmacaya gerek kalmadan bu durumları ortadan kaldırabilir. Eğer durmak bir çözüm değilse, kazayı önlemek için kıvırmak uygun olabilir. Araştırmalar 29 km/h'nin üzerindeki hızlarda, araba boyutundaki engelleri aşmak için fren yapmaktansa kıvırmacanın daha uygun olduğunu göstermiştir. Kıvırmaca için yeterli zaman ve mekana sahip olduğunuza emin olun.
Kıvırmaca, temelde biri engeli aşmak, diğeri ise tekrar eski konuma dönmek için gerekli iki zıt dönüş (kontra) hareketinden oluşmaktadır. Bütün dönüşlerde olduğu gibi, ikisi de uygun elciğin ileri doğru itilmesiyle (sağa gitmek için sağa, sola gitmek için sola) gerçekleştirilir. İlk basınç hızlı bir şekilde engeli aşmak için kasten sert yapılmalıdır.
Kıvırmaca yaparken, motosikletinizi yatış açısını vücüdunuz yatışından bağımsız kılın; yani motosiklet yatarken siz dik durun. Bu motosikletin daha çabuk yatmasını sağlayacaktır. Dizlerinizle tankı sıkıca tutun ve ayaklarınızı peglere sağlam basın. Engele kilitlenmeyi bırakın ve kaçacağınız alana doğru bakın.
Sabit hızınızı koruyun ve kıvırmaca sırasında frene basmayın. Kıvırmaca, en fazla dönüş permorfmansıyla yapılmalı, yani yol tutuşunun tamamı hızlı bir dönüş için ayrılmalıdır. Kıvırmaca sırasında herhangi bir fren, buna motor freni de dahil, lastikleri tutunma limitinin ötesine taşır ve kaymaya neden olur. Eğer kıvırmaca yapmadan önce, yavaşlamak için yeterli zaman ve alana sahipseniz, önce yavaşlamak için frenleyin, ardından freni tamamen bırakıp kıvırmaca yapın. Eğer ikinci bir engeli aşmak için fren gerekicekse, yapılacak en iyi şey, ilk engelden kıvırmaca ile kurtulduktan sonra motosikleti düzeltinceye kadar frenlemeyi ertelemektir.
Bölüm G - Özel Durumlar
Mükemmel olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Bazen etmenler gelişip kolay farkedilmeyen sorunlara yol açarlar. Bilgi ve güzel bir sürüş stratejisiyle, riskler yönetilebilir.
Yağmurlu-kaygan yüzeyler: Yağmurun başladığı ilk birkaç dakika, yol yüzeyinin en kaygan olduğu zamandır çünkü yağ ve çamur suyla birleşir. Eğer yüzey koşulları, su tahliyesine olanak sağlıyorsa (suyun lastik altında birikerek lastiği kaydırmasını önlüyorsa), diğer araçların lastik izlerini takip edebilirsiniz. Yağmurun başladığı ilk zamanlarda yolun en kaygan hali oluştuğundan sürüşten kaçınmak en akıllıca hareket olacaktır. Yatışa duyulan ihtiyacı azaltmak ve güvenlik sınırları içinde kalmak için hızınızı azaltın. Metal kapaklar, köprü ek yerleri, tren yolları, boyalı/kaplamalı çizgiler, yapraklar ve tahta ıslak olduklarında teklikeli tuzaklardır.
Aşınmış yollar: Yoğun trafiğin olduğu yerlerde, şeritlerin araba ve kamyonların lastiklerinin geçtiği yerlerinde aşınmalar oluşur. Bu alanlarda yağmur birikebilir ve bu alanlara girdiğiniz zaman yeterli tahliyeyi yapamadığından lastiklerinizin yerle teması kesilebilir. Mümkün olduğunca bu bölgelerden kaçının ve suyun en az olduğu yerden gidin.
Dağınık yüzeyler ve çöküntüler: Bu bölgeler kum, çakıl, kaya, çerçöp ve benzin, yağ, soğutucu gibi sıvıları içerir. Çivi ve keskin metal nesneler gibi lastiğinize zarar verebilecek maddelerden kaçının. ADU(Arama, Değerlendirme, Uygulama)'yu kullanmayı unutmayın.
Zift ve asfalt kalıntıları : Bu alanlar, özellikle sıcak havalarda kaygan olurlar. Onları önceden farkedin ve doğru şerit konumunda olun.
Buz/kar parçaları, çamur, yosun ve bitkiler: Bu alanlar gerçekten kaygan olabilirler. Onları önceden tespit edip hızınızı azaltın. Kaygan yerlerden geçerken, debriyajı kullanmayı ve gereğinden fazla yatmaktan kaçınmayı isteyebilirsiniz.
Taçlı(tepeli) yollar: Bu tip yollar, suyun birikmesini önlemek amacıyla ortaları yükseltilmiş yollardır. Sol virajlarda daha dikkatli olun çünkü bu tür yollarda yüzey açıklığı azalır ve mümkün olan yatış açısı düz bir yoldakine göre daha az olur.
Yağmur olukları ve köprü demirleri: Bu tür alanlar kontrolü kaybetme ve gezinme hissi yaratsa da kontrol için ciddi bir tehdit değildirler. Rahat bir şekilde gidonu tutun ve ani hareketlerden kaçının.
Çıkıntı, çatlak ve raylar: Bunlar birer engeldir, o yüzden onları 90 derece açıyla geçin. Dengenizi korurken, hızınızı da kontrol altında tutun ve ağırlığınızı dengelerken, hafifçe ayağa kalkın. Yolunuza paralel gibi gözüken engelleri geçerken, onlardan yeterince uzaklaşın, sonra da onlara en azından 45 derecelik bir açıyla yaklaşın ve hızlı, keskin bir dönüş yapın.
Artçı ve Kargo
Artçı: Bir yolcuyu taşımak motosikletin sürüşünü etkileyebilir. Ağırlık motosikletin harekete geçmesini zorlaştırır ve hızlanma yeteneğini azaltır. Geçiş için daha fazla zaman ve alan gerekir. Aynı zamanda duruş mesafesini de uzatabilir. Dönüşlerde ve viraj içlerinde sabitliğiniz de azalabilir.
İşte birkaç ek ipucu:
Kullanım klavuzundaki bilgiler doğrultusunda yayları ve lastik basınçlarını ayarlayın.
Artçınızın da uygun giyseleri giydiğinden emin olun.
Artçınız motosiklete binerken iki ayağınızı yerde ve elinizi de frende tutun. Motosikletiniz çalışır durumda ve vitesiniz de boşta olsun.
Ani hızlanma ve yavaşlamalardan kaçının, özellikle tecrübesiz yolcularla iken, virajlarda motoru çok ani yatırmayın.
Artçınız şu kuralları izlemelidir:
a. Sürücünün beline ya da kalçasına tutunun.
b. Duruşlar dahil her zaman ayağınızı yolcu peglerinde tutun.
c. El ve ayaklarınızı sıcak ve hareketli parçalardan uzak tutun.
d. Dönüş ve virajlar doğrultusunda sürücünün omuz hizasından bakın.
e. Sabitliği etkileyebilecek ani hareketler yapmayın.
f. Bir engeli geçerken, hafifçe ayağa kalkın.
Kargo: Yük taşırken dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır: ağırlık, yer ve güvenlik.
Ağırlık: Tüm motosikletlerin üretici tarafından belirlenen bir yük kapasitesi vardır. Bu, motosikletin boş ağırlığıyla, yolcu, sürücü dahil maksimum taşınabilecek ağırlığın toplamı arasındaki farktır. Tank çantaları ve yan çantalar da ağırlığa katıkada bulunur. Bunları da aşırı yüklemeyiniz.
Yer: Bir motosikletin boyu ve ağırlığına göre, iki tekerleği de olduğu düşünüldüğünde, yükün nerede taşındığı önemlidir. Ağırlığı düşük tutun, mümkün olduğunca motosikletin merkezine yakın tutun ve kesinlikle yanlara eşit olarak dağıtın. En ağır maddeleri, kafanızın tepesi ve iki aks arasındaki bölge ile oluşan "yük üçgeni"nde taşıyın. Eğer bir tank çantası kullanıyorsanız, bunun komforunuzu ve gidon hakimiyetinizi etkilemediğine emin olun. Bagaj alanları ve yan çantalar yük taşımak için en iyi yerler gibi gözükse de, motosikletin arkasına fazla ağırlık vermek, ön tekerleğe düşen ağırlığı azaltacağından bir derecede kontrolünüzü bozabilir. Yaylar etkilenmese bile, fazla ağırlık yön kabiliyetini bozabililir.
Güvenlik: Yükün güvenli olduğundan emin olun. Sadece motosikletiniz için üretilmiş aksesuarları kullanın. Gevşek yükleri bir kordonla ya da ağla sabitleyin. Hareketli parçaları veya ışıkları engellemeyin. Ve sarkıp tekerleklere yakalanacak yükler taşımayın. Yükleri susturuculardan uzak tutun.
Rüzgarlı Durumlar
Güçlü, sabit veya fırtınalı rüzgarlar sizi ve motosikletinizi etkileyebilir. Bu etkiler hemen her yerde olabilir ve açık veya dağlık alanlarda sık görülür. Sabit rüzgarlar gidon üzerinde basınç ayarlamaları yapmanıza yol açar. Rüzgar şiddetini azaltıp arttırıken ona cevap vermeye hazır olun.
Tır, otobüs gibi uzun araçları geçerken hava akımı (türbülans) oluşabilir. Hava akımı hem sizinle aynı yönde giden araçları geçerken hem de zıt yönde trafik olduğunda oluşabilir. Sizi geçen araçlar da hava akımına yol açabilir. Sürekli olayları değerlendirin ve şerit konumuz ile ihtiyaç olduğunda elciklere uygulayacağınız basıncı ayarlamaya hazır olun.
Hayvanlar
Köpekler bazen motosikletleri kovalarlar. Tehlike ısırılmaktan çok hayvanın tekerlekler arasına girmesinden kaynaklanır. Yaklaşan bir köpek görüldüğünde, iyi bir sürücünün yapacağı hareket, bir vites küçültmek, ardından kesişim noktasına varmadan hızı arttırmak olacaktır. Kontrolü zorlaştıracağından köpeğe tekme atmaya çalışmayın.
İnek veya geyik gibi daha büyük hayvanlar daha farklı sorunlar ortaya çıkarır. Bu hayvanların hareketleri daha zor anlaşılır ve onlara çarpmak bir araca çarpmak kadar zarar verici olabilir. Bu gibi tehlikeler söz konusu olduğunda ADU tekniğini daha keskin bir şekilde kullanın ve kendinize fazladan zaman ve alan yaratın. Eğer bu hayvanlardan biri yol kenarında gözükürse, en güvenilir hareket ona ulaşmadan önce durmaktır. Sonra hayvanın orayı terketmesini bekleyin ve yürüyüş hızında ordan ayrılın.
Lastik Patlaması
Modern, iç lastiksiz (şambrelsiz) lastiklerde, lastik patlamaları enderdir ama yine de meydana gelebilir. Bunun en büyük sebebi lastik basınçlarının çok düşük olmasıdır. Lastikleri sıksık kontrol edin ve üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda şişik tutun.
Eğer bir patlak oluşursa, elcikleri sıkıca tutun, ama oluşan titreme ya da zikzakları düzeltmekle uğraşmayın. Hızınız yavaş ve kontrol altında oluncaya kadar vites düşürmekten ve frenlemeden kaçının. Eğer trafik izin verirse, kademeli bir şekilde yavaşlayın ve yolun kenarına doğru hareket edin. Eğer fren gerekliyse, sağlam lastikteki freni kullanın. Kötü durumdaki tekerleğin frenini kullanırsanız, lastik canttan ayrılabilir ve bu kontrol kaybıyla sonuçlanabilir. Bütünleşik fren sisteminlerinin "sadece arka fren"in kullanımına ve bağlı fren sistemlerinin tek fren kullanımına izin vermediğini unutmayın. Bu iki sistemden biriyle donatılmış motosikletlerde "sadece sağlam tekerlek" ile fren yapmak mümkün olmayabilir ve böyle bir durumda fren mümkün olduğunca hafif yapılmalıdır.
Debriyaj Telinin Kopması
Bazı motosikletler kabloyla yönetilen debriyaja sahiptir. Eğer bu kablo koparsa, debriyaj işlevsiz kalır. Bu uygunsuz bir durumdur, ama bir panik sebebi değildir. Eğer kablo duruyorken koparsa, motoru durdurmak için frenleri sıkıca tutmaya devam edin. Eğer bu sürüş sırasında gerçekleşirse, vites değiştirmek daha zor olacaktır, ancak motosiklet yardım alınabilecek güvenli bir yere gelinceye kadar sürülebilir. Daha fazla dikkat gereklidir. Durmanız gerektiğinde, aşamalı bir şekilde yavaşlayın, ve hız izin verdiğinde vitesi düşürün. Durmadan önce vitesi boşa alın; aksi takdirde duruş sarsıntılı olacak ve motor stop edecektir.
Titreşim/Zikzak
Zikzak, motosikletin arkasının nispeten yavaşça salınması (gidip gelmesi) iken, titreşim gidonun genellikle güçlü bir şekilde sallanmasıdır. Bunlar birbiriyle ilişkili ancak ayrı denge (kararlılık, stabilite) sorunlarıdır. Genellikle fazla ağırlığın yanlış yerde olmasından kaynaklanır. Bununla beraber aşınmış veya gevşek bağlantılar ile inik ya da düzensiz aşınmış lastikler gibi mekanik problemlerden de kaynaklanabilir.
İki durum için de çözüm aynıdır. Gidonu sıkıca tutun ama onunla savaşmayın. Yumuşak ve akıcı bir şekilde gazı bırakın ve aşamalı yavaşlayın. Frenlere dokunmayın ve titreşim ya da zikzağı önlemek için hızlanmayın. Bazı durumlarda, tankın üzerine doğru eğilerek ağırlığınızı öne vermek işe yaramaktadır.
Bölüm H - Zayıflıklar
Alkol
Alkol güvenliği etkileyen depressant(durgunlaştırıcı) bir ilaçtır. Riskleri arama kabiliyetinizi, kazaya yol açacak etmenleri değerlendirmenizi ve uyum içinde fiziksel hareketleri uygulamanızı engeller.
Alkol Kullanımı
Motosiklet kullanmak büyük miktarda akıl uyanıklığı ve fiziksel beceri ister. Bu kimyasallar sürücünün yeteneklerini olağanüstü bir biçimde etkiler. Alkolün motosiklet kazalarına katkısı büyüktür. Bu sürücülerin üçte birinin (Amerika için) kandaki alkol seviyeleri yasal sınırın üzerindeydi. Geri kalan üçte ikilik kesim sadece bir kaç bardak içmişti, yasal sınırın altındaydılar, ama akılsal ve fiziksel becerilerini zarara sokmaya yetecek kadar içmişlerdi.
Motosikletler sürücüleri kazalarda, araba ve kamyon sürücülerinden daha çok hasar alırlar çünkü daha az korunmaktadırlar. Bazı insanlar alkol aldıktan sonra asla motosiklet sürmezler. Diğerleri kendilerini ve başkalarını yaralama riskine girmeye isteklidirler.
Alkol gibi depresan maddeler, beden fonksiyonlarını yavaşlatırlar. Alkol daha ilk içkiden itibaren etkisini gösterir ve hızlı bir şekilde kana karışır. Alkolün ilk etkisi görüş özelliklerini azaltmak ve doğru yargıya varmayı zorlaştırmaktır.
Kandaki Alkol Oranı
Kandaki alkol oranı arttıkça zayıflığın derecesi de artar. Bir erkeğin bedeni, saatte "bir içki"nin etkisini giderecek kadar çalışır. Bayanların bedeni ise bu oranın dörtte üçü oranında çalışır. Eğer bir insan, bedenin etkisini giderebileceği orandan daha fazla içerse, alkol kanda birikmeye başlar. Kandaki alkol oranı %0.05'i geçtiği anda birçok insan etkilenir.
Kandaki alkol oranı üç faktörle belirlenir: 1) tüketilen alkol miktarı, 2) ne kadar zaman içinde tüketildiği, ve 3) beden ağırlığı. Bir içkinin kabul edilen tanımı içinde yaklaşık 14 gram saf etil alkol olan içeçektir.
Bir kutu bira, bir bardak şarap ya da bir şat likör (42 gram) aynı miktarda alkol içerir.
Bir insan içki içtikçe kandaki alkol birikir. Örneğin, bir adam bir saatte iki içki içtiyse, o saatin sonunda bir içkinin alkolü atılmış olacak ancak diğerinin alkolü hala kanda dolaşacaktır.
Fiziksel boyut da kandaki alkol oranı için önemlidir. Aynı orana sahip olmak için, daha küçük bir insan daha büyük bir insana göre daha az içki tüketmelidir.
Kanlarındaki alkol oranını kontrol etmeye çalışan insanların şansı pek yoktur çünkü ilk olarak karara varma yetenekleri zarar görür. Ve bu bozukluk yasal sınıra ulaşmadan çok önce olacağından yapılabilecek en doğru şey içkiyi sürüşten ayırmak olmalıdır.
Engel Olmak
Bir kişi çok fazla içtiğinde, bu kişinin risk almasını önlemek diğerlerinin sorumluluğundadır. Kimse bu işe karışmak istemez ancak sonuçlar çok büyük olabilir.
İşte bazı ipuçları:
- Diğerlerini çağırın: Ne kadar çok insan engel olmaya çalışırsa, başarı şansı o kadar artar.
- Dönüşü ayarlayın: Eve dönmesi için başka bir yol bulun.
- Onu yavaşlatın: Dikkatini başka aktivitelere verin.
- Dönüşü geciktirin: Sürücünün motosiklete binmemesi için bahaneler bulun ve alkol içermeyen içkiler ve yemeklerle zamanı geçirin.
- Motosikleti parkedin: Eğer sürücü durdurulamıyorsa, alın ve anahtarları saklayın.
Diğer Zayıflıklar
Yorgunluk/Uykusuzluk
Yorgun şekilde sürüş yapmak riski arttırır çünkü akıl ve duyular o kadar iyi yanıt vermez. Bitkin bir durumda sürüş yapmak felaketi çağırır. Yorgun olduğunuz bir sürüş, size trafikteki önemli anahtarları farketmeniz için daha fazla zaman ve alan harcatır. Uykusuzluğun kazalara katkısı giderek artmaktadır. Sadece tamamen uyanık ve zihinde olduğunuz bir zamanda sürüş yapmak önemlidir, çünkü ancak bu sayede trafiğe cevap verebilirsiniz.
Duygular
Kişisel duyguların sürüşe etkisini belirlemek pek kolay değildir, ancak uzmanlar öfkenin, sıkıntının ve stresin güvenli bir sürüşü zorlaştırdığında hemfikirdir. Diğer sürücülere ve yollara meydan okuduğunuz saldırgan bir sürüş, yarış pistlerine ve trafiğe kapalı sürüş alanlarına saklanmalıdır ve ancak doğru eğitimleri aldıktan sonra yapılmalıdır. Birçok okul motosikletinizi daha üstün sürmenizi sağlayacak eğitimleri vermektedir.
Hepimize, kazasız belasız keyifli sürüşler dilerim.
Kaynak:
Motor Safety Foundation (MSF)'ın sitesinde yer alan, Basic Rider Course ( Temel Sürücü Dersi ) başlıklı yazının Yol Stratejileri (Street Strategies) adlı bölümünü Türkçe'ye çevirisidir. Çeviren: SentinuS - Çağlar Nal
Motorda giyim-kusam aslinda motorun ve bu sporun ayrilmaz bir parcasi...soyle bir girelim beraberce, bakin nelerle karsilasacaksiniz...:)
Herseyden once gozunuzu koruyun. Butun diger koruyucu ekipman, giyim-kusam daha sonar gelir, ciplak gozle motosiklet kullanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.…
1 Once "Kask" olayina girelim
KASK GIYMEMEK APTALLARA OZGUDUR...
ve hemen istatistik, ABD den, motor kazalarinda kask giyenler %67 daha az beyin travmasina ugruyor.
Bir istatistik daha..."Full Face" yani tamamen kapali kasklar 3/4 lere gore %46, 1/2 lere gore %78 daha guvenli. Yani kask alacak, Full Face tip sececek, ve sartlar ne olursa olsun onu kafanizdan cikarmayacaksiniz. Ki, daha uzun sure motora binebilesiniz...bir gunluk surus suresinden ve bir omurluk surus suresinden bahsediyorum ayni cumle ile, dikkatinizi cekerim.
Nasil secilir? Full Face disindaki kasklardan burada bahsetmek istemedigim icin, ve kimseye tavsiye etmedigim icin geriye iki tip, yada ikibucuk tip kask kaliyor...Full Face (FF) tipik kask 1, MX (motocross) FF olmakla birlikte on "cami" acik kasklar ve ikisinin arasindaki FF Enduro kasklari. MX kaski ile birlikte goggle (lastikli motor gozlugu) kullanilir.
Once iyi, duyulmus, yedek parcasi (ozellikle cami) bulunabilecek bir marka secin..mesela Arai, Shoei, Biffe, Schubert, Nolan, Arrow, BMW filan. Bu kasklarin ciddi olanlarinda son kullanma tarihi vardir. iyi bir kaskin uc dort yillik raf omru vardir. Satin alirken imal tarihine bakin, rafta kalmis mal almayin. Onumuzdeki yil kafaniza gecirdiginizde icindeki "pad"ler un ufak olmus, dokuluyor, yada disi catlamaya baslamis olmasin... Elinde cok degisik marka ve model bulunduran bir saticidan alin, ilk kaski, yada hic denemediginiz bir kaski sakin katalogdan siparis etmeyin...
Kaski saglam tutan sey dis kabugu, cilasidir. Ustune stiker filan yapistirmayin, darbelerden koruyun, cizik, catlak, siyrilmis kasklarin koruma ozelligi cok azalir. Cam gibidir yani, elmasla cizin, bir yere vurun nasil kirilirsa o yerden, kask da benzeri sekilde davranir. Yani onu "dusundugunuzden" daha dikkatli kullanacaksiniz.
Kaski kafaniza gecirin...eldiven gibi uymali. Uymayani almayin, rengi dandik bile olsa gidip tam kafaniza uyani alin. "Idare ederim yea" dediginiz kask uc saat sonra basiniza bir agri saplar, kendinizi nasil kenara atip kaski firlattiginizi bilemezsiniz. Donald sozu dinleyin, kask konforu #1 oneme sahiptir.
Evet kask kafaniza uydu diyelim...simdi karsiya dogru bakarken basinizi hizla sag yada sol omuzunuza dogru cevirin. Kask oldugu yerde kaldida basiniz donduyse hemen yarim numara kucugunu alin. :) Bol kask sizi korumaz...hele cene bagi acik kask hicbir ise yaramaz, cunku kaza aninda motordan firlayip ayrilan ilk sey sizin o cene bagini acik unuttugunuz, yada "bu sicakta simdi, ne luzumu var yaa" diye acik biraktiginiz kask tir.
On camini her zaman temiz tutun ve ciplak parmaginizi degdirmeyin...yolda gozunuzun onunde guzel bir bocek, camur pislik koleksiyonu olusursa, gorusunuzun engellenmesi durumunu beklemeden inin ve temizleyin allahaskina...yani yaninizda bu is icin birseyler bulundurmaniz lazim...
Kullanmadiginiz zaman motorun aynasina filan asmayin, duzgun saglam bir yerde, bir kilifin icinde, asiri sicak ve soguktan gunes isigindan, rutubetten, kapali havadan (kuflenmeye karsi) uzak biryerde. temiz olarak muhafaza edin. Kullanma suresine gore (ureticinin tavsiyesine uyun) uc-dort yil sonra yenisini alacaksiniz, unutmayin... Park ettiginiz piknik yaptiginiz yerlerde karincalardan, arilardan boceklerden uzak bir yere koymayi ihmal etmeyin...giymeden once icine dikkatlice bakmayi bir aliskanlik haline getirin...tecrube konusuyor burada...:)
Duyulmus bir marka sectiyseniz, kullanma tarihi gecmemisse, kafaniza konforlu bir sekilde corap gibi oluyorsa iyi bir kask secmissinizdir. Daha pahali ama bu ozelliklerin birinden yoksun bir kask daha iyi degildir. Kaski aldiginiz yerden yada bir eczaneden sese karsi sunger kulak tamponu da alin bir duzine filan...ve suruse cikmadan once, ve kaski takmadan once :) kulakliklarinizi takin. Goreceksiniz, eger tecrubeli bir surucuyseniz dahi, ve kulakliksiz kullandiysaniz simdiye kadar bir daha onsuz yola cikmayacaksiniz... Kıyafetinizi ve kaskınızı seçerken daha canlı veya reflektif şeylere yönelin..."
2 Motorcunun ikinci olmazsa olmaz kusami eldivendir. "Tam" uymalidir, bol eldiven burusur ve elinizi acitir, kontrolu zorlastirir...dar ise kan dolasimi yavaslatir ve elinizde uyusmalar-karincalanmalar baslar.
Yazlik ve kislik iki eldiveniniz olmali. Kislik eldiven "yakali" dir boyu uzundur yani ve ceketinizin kol agzini ustten orterek karsidan gelen ruzgarin kolunuzdan iceri girmesine mani olur, yazlik eldivende ise bu tersinedir, kisadir, ve ruzgarin iceri girmesine ozellikle musaade eder.Koruyucu yastiklari olmali ve mumkunse isaret parmaginin yani suet olmali ki o parmaginizla kaskinizin on camini (vizor) yagmurda silebilesiniz. Gel-PAd li eldivenler uzun surusler icin motor vibrasyonunu elinize iletmemek icin idealdir, motoru hissetmeniz duygusu da azalir o da var...Karpal Tunel sorunu olanlar, el-dirsek agrisindan yakinanlar icin bazen cozum olabiliyor bunlar. Ama bu problemlerin esas cozumu daha once anlattigim relax tutus bicimidir. Sanki hayatiniz onu simsiki tutmaya bagliymis gibi tutarsaniz en fazla bes dakikada elinize sancilar saplanir zaten, ilerki durumlarda sirt, boyun, kol agrilari, uyusmalar, karincalanmalar baslar vs.
Iyi motor kullanmanin en onemli sartlarindan biri relax olmaktir.
Eldivensiz motora binilmez. Nokta...
3 Ucuncu olmazsa olmaz kusam ise cizmedir (yada bot)...bu konuda ahkam kesecek fazla bir sey yok...en azindan ayak bileklerinizi tamamen ortmeli, motor icin dizayn edilmis, koruyucu ilaveler yapilmis, ayaginiz allah korusun devrilen motorun altinda kalirsa yamyassi olmayacak saglamlikta ve su gecirmez olmali. Tabani cok derin tirtikli olmamali ki camur yaprak vb fazla toplanmasin (MX Istisna) Arkasinda reflektor olsa iyi olur tabii, ve uzun sure yuruyecek sekilde rahat degilse bu onemli degildir. Motor cizmesiyle uzun geziler yapmak gerekmez herhalde, bu bir spor...bunlari mesela kayak ayakkabisi gibi dusunun. Gunluk ulasim icin kullaniyorsaniz, ya yaninizda bir cift normal ayakkabi tasiyin yada butun gun takoz gibi botlarla calisabileceginiz bir meslege yazilin...:)
4 Dorduncu muhakkak lazim kusam elemani ise gozu bozuklar icin numarali gozluk...benim gozumde hafif miyopi var, gunluk hayatimda ve otomobilde hicbir sekilde gozluk kullanmam gerekmiyor ama motorda bir tane kaskin icinde bekliyor...ozellikle az bildiginiz yerlerde dolasirken yol tabelasi, trafik isareti, bikini deseni gibi onemli ayrintilari kacirmamaniz gerekiyor, gozluk size her zaman berrak keskin goruntu saglayacak, ki bu dogru ve zamaninda karar vermeniz icin hayati onem tasir ...ihmal etmeyin, benim gibi surekli gozluk kullanmayanlardansaniz bir tane motor icin yaptirin ve motorda bulundurun. Bu gozluk colormatik denilen, isikta koyulasan tip olsun ! cunku...
Gunes gozlugu de motorcunun dostu ve ayrilmaz parcasidir. Yine bir tane motorda bulundurulacak.
Kusam mevzuunda ele alinacak bir iki aksesuar var onemli, biri kulaklik, ki sekiz on yilda duvar gibi sagir olmamaniz ve yorgunlugun azaltilmasi icin muhakkak tavsiye ederim bir digeri de "bobrek bagi-kusagi" (kidney belt) denilen iki gunde bobreklerinizi usutup kan isememeniz icin elzem bir parcadir. Ozellikle, tulum yada ceket-pantalon takimi yerine blucin ve t-sortle motora binenler icin. Unutmayin hava istedigi kadar sicak olsun motorda buharlasan ter dolayisiyla isi ve su kaybi inanilmaz boyuttadir. Bol su icin durdugunuz yerde ve usutmeyin.
Giyim olayinda once eski bir deyisten sozetmeli..."Ruzgar demis ki: Kirk kat keçe ben senden geçe, tek kat deri dururum geri", eski birazda hatirimda kaldiginca uydurdugum sekilde ama asagi yukari budur, ve dogrudur. Ruzgar siz ne kadar kalin giyinirseniz giyinin gecer ve sizi usutur. Oysa deri ruzgara karsi en iyi koruyuculardan biridir.
Sizi daha iyi bir sürücü yapabilecek bir çok etken vardır fakat bunların içerisinde en önemlisi temel sürüş pozisyonu kavramanızı geliştirmektir.
Yeni başlayanlar, doğru vücut pozisyonunu geliştirmeli ve doğal hale getirmelidirler. Alıştırma ve disiplin ile vücudunuz otomatik olarak doğru pozisyonu alacaktır.
Sürücünün vücut pozisyonu, araziye, koşullara ve hıza bağlı olarak sürekli değişir. Vücudunuzu uygun biçimde hareket ettirmeyi öğrenirseniz, hızlı sürüş yapmanız kolaylaşacak ve daha az enerji harcayacaksınız. Amatör sürücüler, profesyonellerin ne kadar hızlı süre sürüş yaptıklarına şaşırırlar. Burada kondüsyon kadar uygun vücut pozisyonu ve enerjinin idareli kullanılması, usta bir sürücünün 20 dakikalık bir motokrosu veya 6 saatlik zor bir arazi yarışını, amatör bir sürücünün 5 dakikalık motokros veya 1 saatlik enduro deneyiminden daha dinç bitirebilmesinin esas sebebidir.
Temel vücut pozisyonu, sele üzerinde ağırlığınızı merkeze almanız, vites manivelası ve fren pedalı ile temas sağlayacak şekilde ayaklarınızı yerleştirmeniz, bir veya iki parmağınızdebriyaj ve fren manivelasında olacak şekilde iki elinizi de kontrollere yerleştirmeniz, dirseklerinizi yukarıda tutmanız ve gaz kelebeğini sıkıca kavramanız gibi unsurlar içerir.
Merkezi yerleşim sizi motosikletin merkezine yerleştirir ve gelecek olan her şeye hazırlıklı olmanızı sağlar. Dirseklerinizi yukarıda tutmakla kollarınız, viraj alırken uygun güç için gereken gerilimi kendiliğinden sağlar. Modern arazi motosikletleri, gücü bir anda aktarmaktadırlar ve inanılmaz bir hızlanma yeteneğine sahiptirler. Yüksek dirsekler ve önde bir duruş, gaz verdiğinizde bu hız patlaması ile başa çıkmanıza yardımcı olur.
Genellikle merkezde duruyor olacaksınız. Dizleriniz hafifçe bükülmüş olmalıdır, böylece ağırlığınız için ilave süspansiyon görevi görürler. Dizleriniz motosikleti kavrarken, ağırlığınızın çoğu bacaklarınızda olmalıdır. Omuzlarınız dik ve gövdenizin üst kısmı rahat ve esnek olmalıdır. Merkezi yerleşimin bir başka önemi de, ağırlığı rahatça transfer edebilmenize olanak sağlamasıdır. Öne ve arkaya eğilerek motosikletin ön veya arka kısmına ağırlığınızı aktarabilirsiniz.
Merkezi yerleşim, bir çok örnek durumda küçük ayarlamalar yapılarak kullanılabileceği için oldukça yararlıdır. Beklide merkezi yerleşimin tercih edilmesinin sebebi, sürücünün vücuduna, darbelere, dizler, dirsekler, sırt, bilekler, ve ayak bileklerinin de darbenin bir kısmını emmesine olanak vererek daha çabuk cevap vermesini (refleksleriniz elverdiği çabuklukta) sağlamasıdır. Bu darbe emici özellikler, sürücü oturur konumda iken oldukça sınırlıdır.
VÜCUT POZİSYONU ALMAK
- Başınız gidon çerçevesinin üstünde olmalıdır.(çoğu zaman)
- Dizleriniz, ağırlığınızı taşımalı ve bükük olmalıdır.
- Dirseklerinizi yüksek tutun.
- Gaz kelebeğini sıkıca kavrayın.
- Debriyaj ve fren manivelasında bir veya iki parmağınızı kullanın.
- Başınızı dik tutun ve gelecek olan tehlikeleri kollayın.
Vücut pozisyonunuzu geliştirmek için işe, motosikletinizi bir destek üzerine koyup, bu bölümdeki Gary Semics tekniklerini uygulamakla başlayın. Semics vücut pozisyonu konusunda çok titizdir ve motosiklet üzerinde nerede olmanız gerektiğini tam olarak tarif eder.
Vücut pozisyonunuzun doğru olduğundan emin olduktan sonra, gidon ve kontrol manivelalarını size uyacakşekilde ayarlayın. Vücut pozisyonunuzu değiştirdikçe, motosikleti kendinize uydurmak için ergonomisiyle oynamak zorunda kalırsınız.
GARY SEMİCS MUTLAK TEKNİKLERİ
VÜCUT POZİSYONU
Vücut pozisyonu, motokros sürüşünde en önemli faktörlerden biridir. Eğer vücudunuz doğru bir pozisyonda ise, siz ve motosikletiniz bir bütün olursunuz ve parkurda akarcasına ilerlersiniz. Pozisyonunuz yanlışsa işler hızla ters yönde ilerler.
Vücut pozisyonunun can alıcı noktası, merkezi yerleşimdedir, yani motosikletinizin merkezinde olmanızdır. Vücut pozisyonunda ustalaşmak için merkezi yerleşim otomatik ve doğal olmalıdır. Bu sizi dengenin merkezine, hızla değişen zemine vücudunuzu kolayca adapte edebileceğiniz yere koyar. Denge merkezini korumak vücut pozisyonu ve hareketler ile ilgilidir.
Bunların anlamı, vücut hareketlerinizin her zaman doğru yerde ve doğru zamanda olmasıdır.
Beş kontrolün hepsinde ustalaşmak ise, debriyaj, gaz kelebeği, ön fren, arka fren ve vitesin doğru kullanımı ile ilgilidir. Bu kontrollerin hassasiyeti ve tam olarak doğruluğu bir araya geldiği zaman sürücü, motosiklet üzerinde mükemmel bir kontrole ulaşır.
Gaz kelebeği kullanırken en iyi yöntem bilekleri kullanmaktır. Böylece dirsekleriniz yukarıda kalır. Kolları rahat hissedeceğiniz kadar sıkı, fakat kan dolaşımını zorlaştırmayacak kadar gevşek kavrayın. Kan dolaşımı sorun oluyorsa, büyük ihtimalle fazla sıkı kavrıyorsunuzdur.
BAĞLANTI TEKNİKLER
1- BAŞINIZI MERKEZDE TUTUN
Merkez konumda, oturur durumda veya ayakta iken, başınızı doğrudan gidon çerçevesinin üzerinde tutun.
Bu, vücudunuzu motosikletin merkezine, motosikletin eksen noktasının üzerine yerleştirecektir. İleri hareket ederseniz eksen noktasının önünde olursunuz, geri hareket ederseniz eksen noktasının arkasında olursunuz.
Motosikletin merkezi tüm vücut hareketlerinizin oluştuğu yerdir ve hareket ağırlığınızın merkezidir. Bir çok yeni başlayan sürücü vücut pozisyonları arkada kalacak şekilde oturur ve ayakta dururlar. Bu, ağırlıklarının eksen noktasının gerisinde olmasına ve motosikletin zayıf bir kontrolüne sebep olur. Bu duruş ayrıca, motosiklet hızlanırken kollarınıza yük bindireceği için kan dolaşımınızı da zorlaştırır. Kısacası, uygun bir stil için 1 numaralı tekniği doğru biçimde yaptığınızdan emin olun ve motosikletin merkezi üzerinde çalışın.
Arzu: “ bu güç, içinizdeki en iyi şey, süper egonuz, sıradan bir yarı-kalpten çağrıya veya sudan sebeplere cevap vermez. Ona sadece en yüce çağrıyla, en üstün çaba ile ulaşılır… hırsınızı tüm benliğinizle, dizginlenmemiş hevesinizle ve başarısızlık nedir bilmeyen kazanma azminizle desteklemelisiniz”
-Orison Sweet Marden
2- DİZ POZİSYONU
Merkez konumda ayakta dururken, diz eklemleriniz, ayak bileği eklemlerinizin tam üzerinde olmalıdır. Seleyi dizlerinizle sıkıştırın. Bu pozisyondan hareket edeceksiniz. Dizlerinizle seleyi sıktığınız yeri kaydırarak hareket edin.
Motosikler üzerinde ayakta dururken ileri veya geri hareket etmeniz gerektiğinde, dizlerinizin içi motosikletin kenarında kayacak şekilde hareket edin. Bu şekilde hareket ettiğinizde ayak askılarını eksen alarak hareket edersiniz.
Bir çok yeni sürücü, dizleri ile motosikleti sıkmayı beceremez ve motosikletten ayrı ve gevşek hissederler. Tekniği doğru olarak uygulamak için ayaklarınızla ayak askılarından bir miktar iterken dizlerinizle de motosikleti sıkıştırın. Bu bacaklarınızın iç kısmının zorlanmasını önler. Ayaklarınızın kaymaması için ayak askılarınızın tam ve doğru olduğundan emin olun.
Motosiklet üzerindeki hareket aralığınızda hareket etmeniz gerektiğinde dizlerinizi motosikletin kenarları boyunca kaydırın, fakat bacaklarınız hala motosikleti kavrıyor durumda olsun.
Bu tekniklerde ustalaştığınız zaman daha fazla kontrol, daha fazla dayanıklılık ve demir atınızla daha fazla bir bağlantı hissedeceksiniz.
“Her şeyin bir bedeli vardır. Hayatta ne istersek isteyelim, elde etmek için bir şeylerden fedakarlık etmemiz gerekir. Ne kadar çok şey istersek o kadar çok fedakarlık etmemiz gerekir. Başarı için ödenmesi gereken bedel yüksektir. Fakat gerçek başarının ödülünün bu bedele değeceğinin farkında olmalıyız. Başarıya giden yol uzun bir yoldur”
3- OTURURKEN AĞIRLIK TRANSFERİ
Oturur durumda iken, selenin üzerinde kaymak yerine gövdenin üst kısmı ile eğilin.
Deneyimsiz sürücüler ağırlık transferi için sıklıkla kalçalarını sele üzerinde ileri geri hareket ettirirler, bu doğru değildir. (uzağa hareket etmeniz gereken durumlar hariç)
Doğru yöntem, selenin ön kısmında oturur konumda kalmak ve gövdenizin üst kısmı ile ileri veya geri eğilmektir. Bu basit teknik, motosikletin önüne veya arkasına daha fazla ağırlık vermenizi sağlar ve vücut pozisyonunuzun motosikletin merkezinde kalmasına izin verir. Bu size daha iyi bir kontrol sağlamakla kalmaz, aynı zamanda fiziksel olarak da daha basittir.
“ Zorluk rüzgarları sizi korkutmasın. Unutmayın ki uçurtma rüzgarla beraber değil rüzgara karşı yükselir.”
4- KENDİNİZİ AKIŞA BIRAKIN
Gövdenizin üst kısmını, motosikletle beraber akacak kadar serbest bırakın.
Çoğu deneyimsiz sürücü ve hatta bazı deneyimli sürücüler, bu önemli tekniği yanlış uygularlar. Özellikle de sinirli olduklarında. Gerilimi gövdenin üst kısmına, kollara ve omuzlara taşımak yaygın bir hatadır. Bu, motosikleti ve sizi çok fazla ağırlaştıracaktır, çünkü ağırlığı gidona aktarırsınız. Gergin ve ağırlığınızı gidona aktarmış durumda iken motosikletle beraber akamayacağınız için vücut pozisyonunuzda yanlış olacaktır.
Yapılması gereken ise, gövdenizin üst kısmını motosikletle beraber akacak kadar rahat tutarken, ağırlığınızı bacaklarınızla ( ayak askılarından ) desteklemenizdir. Bu şekilde vücut pozisyonunuzu kolayca değiştirebilirsiniz ve doğru zamanda doğru konumda olursunuz. Ağırlığı bacaklarınızla taşımanız ağırlık merkezini de aşağı çekecek ve motosikletiniz daha iyi yol tutacaktır.
Motokros sürüşünün anahtarı, denge, zamanlama ve olacakları olmadan önce beklemektir. Zorlamak veya korumaya çalışmak doğru değildir.
Rahatlamanız için gerekli olan ilk şey zihninizdir. Rahat, emin ve gelecek olan ne olursa olsun hazır olun. Kendinizi akışa bırakın.
“Engeller, zihninizi amaçlarınızdan uzaklaştırdığınız zaman korkutucu olan şeylerdir.”
5- AĞIRLIK MERKEZİNİ ALÇALTIN
Ağırlık merkezinizi azaltmak için ağırlığınızın çoğunu ayak askılarında taşıyın.
Ağırlığınızı öncelikle askılarında, daha sonra da selede ve üçüncü olarak gidonda taşıyın. Böylece motosikletin merkezinde alçak bir ağırlık merkezi sağlamış olursunuz. Bu teknik 4 numaralı tekniğe benzerdir, fakat odaklanmanız gereken motosikletiniz değil vücudunuzdur.
Gövdenizin üst kısmı gergin bir biçimde sürüş yapıyorsanız ağırlığınızı gidon üzerinde taşımaya yatkın olursunuz. Bu, motosikletin sahip olabileceği en yüksek ağırlık merkezidir ve bir eksen noktası değildir.
Güvdenizin üst kısmı daha rahat olduğu zaman vücut ağırlığınız ayak askılarında taşınır. Bu, motosikletin ağırlık merkezini eksen noktasında alçaltır. Eğer ağırlığınızı ayak askılarında taşıyamıyorsanız (dönüş sırasında içerideki ayağınız meşgul olduğundan), sele ve dışarıdaki ayağınızla destek olun. Bu noktalar hala eksen noktasıdır ve motosikletin merkezindedir.
Alçak bir ağırlık merkezi ile sürüş yapın ve ağırlığınızı taşımak için bacaklarınızı kullanın.
“ Kaybedenler her fırsatta zorluk görürler. Kazananlar ise her zorlukta fırsat.”
6- DİRSEKLER YUKARIDA
Gaz kelebeğini yukarıdan kavrarken dirseklerinizi yukarıda ve dışarıda, yanlarınızdan açık tutun.
Sürücü gidon saplarını düz bir şakilde kavrayıp kollarının ön kısmı yere paralel olarak sürerken oldukça kontrol kaybetmektedir. Bu şekilde, motosikleti ile gövdesinin üst kısmı arasında doğru bir kuvvet etkisi sağlayamaz ve gaz kelebeğini açması da daha zordur.
Yüksekten kavrama ve yukarıda dirsekler, sürücüye her vücut şeklinde gaz kelebeğini tam olarak kontrol imkanı verir.
Bu tekniği yavaş yavaş güvenli bir sürüş bölgesine deneyin. Yüksekten kavradığınıda gaz kelebeği farklı bir his verecektir ve bir kez açtığınızda geri kapamak gelecektir. Eski alışkanlıklardan kurtulmak zor gelebilir ama çekinmeyin. Dirsekleriniz yukarıda olsun.
“ Fırsat geldiğinde hazır olun… Şans hazırlık ve fırsatın buluştuğu zamandır.”
7- OMUZLAR DİK VE DOĞRU
Kontrol için yanlara hareketi kullanın. Motosiklet üzerinde yanlara hareket ettiğinizde omuzlar hizada kalmalıdır. Gövdenizin üst kısmını bükmeyin. Omuzlarınız gideceğiniz yöne doğru ortalanmış durmalıdır.
Dirsekleriniz düşük olarak sürüş yapıyorsanız gövdenizin üst kısmını bükmeye yatkın olursunuz. Bu eğik sürme alışkanlığı vücut pozisyonunuzu denge merkezinden uzaklaştırır. Doğru olan ise, gövdenizin üst kısmını gideceğiniz yöne doğru ortalayarak durmanızdır. Daha sonra dengeyi sağlamak için vücudunuzu yanlara hareket ettirin ve ön tekerleği gitmesini istediğiniz yere doğrultun. Eğer dirsekleriniz yukarıda ise daha iyi bir kontrole sahip olursunuz ve işiniz kolaylaşır.
“ Kıyıyı gözden kaybetme cesaretini gösterene dek yeni okyanuslar keşfedemezsiniz.”
8- HAREKET EDİN
Genel olarak, hızlanmak için öne, fren yaparken geriye eğilin.
Bu tekniği doğru olarak uygulamazsanız, vücut ağırlığınız yanlış zamanda yanlış konumda olacaktır. Bu, kontrolü kaybetmenize ve normalde daha çok çaba sarfetmenize sebep olur.
Çoğu zaman, hızlanırken öne, ivme kuvvetinin içine ve fren yaparken geriye, fren kuvvetinin tersine eğilmeniz gerekir. Vücudunuzu hareket ettirerek denge merkezini korursunuz.
Heykel gibi durmayın. Motosikletin üzerinde hareket edin.
“ Takım oyunu, ortak bir görüş doğrultusunda beraber çalışabilme becerisi, kişisel yetenekleri örgütlü amaçlar doğrıltusunda beraber çalışabilme becerisi, kişisel yetenekleri örgütlü amaçlar doğrultusunda yönetme becerisidir. Sıradan insanların sıra dışı sonuçlar almasını sağlayan etkendir.”
9- SIRT POZİSYONU
Öne eğilirken sırtınızı dikleştirin, geriye hareket ederken sırtınızı bükün.
Genelde sürücüler sırtlarını tek pozisyonda tutarlar (her zaman dik veya her zaman eğik). Bu, fazla fiziksel efor gerektirdiğinden kötü bir alışkanlıktır.
Öne doğru bir vücut pozisyonundaysanız sırtınız dik olmalıdır. Bu motosikletin önünün üzerinde olmanızı sağlar. Geriye doğru bir vücut pozisyonunda sırtınız bükük olmalıdır. Böylece daha alçak bir ağırlık merkezi ve daha iyi bir kontrol sağlarsınız.
Bu teknikler, parkurda denemeden önce, sabit bir konumda sık sık çalışmanız için ideal tekniklerdir. Motosiklette maşa ve darbelerden daha fazla süspansiyon olduğunu unutmayın. Sırtınız dahil tüm vücudunuzu kullanın.
“ Başarı bir hedef değildir, bir yolculuktur.”
10- AYAK POZİSYONU
Ayak askılarına ayak parmaklarınızı basarak sürün.
Bazı sürücüler hiçbir zaman ayak parmakaları ayak askılarının üzerinde sürüş yapmazlar. Eğer siz de bu sürücülerdenseniz, ayak parmakları ile sürüş yaparken sahip olacağınız ekstra kontrolü kaçırıyorsunuz demektir.
Genel kural, vites veya fren kullanmadığınız zaman ayak parmaklarınız üzerinde olmanızdır. Vites veya fren kullanmanız gerektiğinde, ayağınızın ortasına geçin, iniz bittiğinde gene ayak parmaklarınıza dönün. Sürüş sırasında ister oturun, ister ayakta olun, sık sık öne ve arkaya hareket edeceksiniz.
Ayak parmaklarınız üzerinde sürüş yapmanın yararları: vücut süspansiyonunuzu artırır, oluklarda ayağınız yere çarpmaz, kazara vitese veya frene çarpmazsınız. Üzerinde düşünmeniz ve sık sık pratik yapmanız gereken tekniklerden biri de budur.
“ Başarısızıklardan başarı geliştirin. Yılgınlık ve başarısızlık başarının basamaklarıdır. Eğer insan öğrenmek ve başarmak istiyorsa başka hiçbir şey bu ikisi kadar etkili olamaz.”
11- FRENLEME SIRASINDA AYAK POZİSYONU
Vites veya fren kullanırken ayağınızın ortası ayak askısı üzerinde olmalıdır. Bu vites ve frene erişebilmeniz ve doğru kuvveti vererek düzgün bir kullanım için gereklidir. Bazen sürücüler bunu yanlış uygularlar ve ayak parmakları ayak askısında iken ve fren veya vites kullanmazken ayakları yere değer. Başınızı derde sokabilecek durum ise, kazara vites veya frene bastığınızda oluşur ve ya yanlış vitese geçersiniz veya aniden arka frene basmanız sonucu öne fırlarsınız.
Bu duruma düşmemek için ayağınızın orta kısmı üzerinde durmak istediğiniz fakat vites veya fren kullanmak istemediğiniz anlarda, topuklarınızı fren ve vitesten uzağa doğru eğin. Özellikle frenleme veya vites kullanma sırasında ayağınızın orta kısmından parmaklarınıza geçmek için yeterli zaman olmadığında bu teknik kullanışlıdır.
Motokrosta hissetmek, zamanlama, sezgi ve koordinasyon, tam akış konsantrasyonuna eklenir. Bu, bulabileceğiniz en ödüllendirici duygulardan biridir. Bu duyguya yakınlaşan başka şeyler olabilir fakat hiç birisi tam akış konsantrasyonuna erişemez.
“ Arzularınız yeterince güçlü olduğunda, başarmak için insan üstü güçlere sahip olacaksınız.”
Napoleon Hill
12- VİTES KULLANIRKEN AYAK POZİSYONU
Hızlanırken ve vücut pozisyonunuz ileri konumda iken vites kullanmak için ayağınızı askıdan kaldırın.
Eğer vitesi ileri alacaksanız, hızlandığınız için vücut pozisyonunuz öne doğru olacaktır. Anlamı ise, vitesi ileri almak için ayağınızı ayak askısından kaldırmanız gerektiği, yani vitesi tüm bacağınızla kullanmanızdır.
Vites manivelası ayak askısının üst kısmı ile aynı hizada olacak şekilde ayarlamayı unutmayın. Eğer çok aşağıya ayarlarsanız vitesi düşürmek için manivelaya erişmek için ve vitesi artırmak için ayağınızı manivelanın altına sokmak için çaba harcayacaksınız.bu da bir olukta iken motorun devirden düşmesi riskini beraberinde getirecektir.
Vites kullanma alıştırması yapmanın en iyi yolu startlar üzerinde çalışırken ilgilenmektir.
“ Her büyük adam büyüktür, her başarılı adam başarı kazanmıştır; güçlerini belirli bir kanala odaklayabildiği oranda.”
13- DEBRİYAJDA BİR VEYA İKİ PARMAK
Debriyajda bir veya iki parmak kullanın ve bu parmaklarınız her zaman debriyajda dursun.
Bu önemli bir tekniktir ve ustalaşmak için çok çalışmak gerekir. En yaygın hata, sapı dört parmakla kavramak ve debriyajı da dört parmakla kullanmaktır.
Usta bir sürücünün bir veya iki parmağı her zaman debriyajın üzerindedir. Böylece viraj çıkışlarında, zıplamalarda, sıralı tümseklerde vs. istediği miktarda gücü istediği zaman arka tekerleklere aktarabilir.
Debriyaj, gaz kelebeğinin hemen her açılışına kullanılmalıdır. İyi ve kontrollü güç istiyorsanız bu ufak manivelayı kullanmayı öğrenin.
“Dikkatiniz dağılmadan sorun üzerinde odaklanmak için tüm yetilerinizi kullanın.”
14- EL ÇEVİKLİĞİ
Sapı kavramayı ve manivelaları bağımsız olarak kullanmayı öğrenin.
Sürücülerin düştüğü en yaygın hata, dört parmakla sapı kavramak ve manivelaları sadece ihtiyaçları olduğu zaman kavramaktır. Bu hantal teknik yüzünden sürücüler debriyaj ve ön fren manivelalarını yeteri kadar kullanmamakta ve kullandıkları zaman da sapı yeteri kadar iyi kavrayamamaktadırlar.
Aynı anda sapı kavramayı ve manivelaları tam bir şekilde kullanma becerisini geliştirmek zaman ve çalışma gerektirir. Sürücüler debriyajda ya tek ya da iki parmak kullanır. Ön frende ise tek parmak kullanmak en iyisidir.
Sap üzerindeki bir veya iki parmağınızdan vazgeçin ve birbirinden bağımsız olarak hem sapı kavramayı, hem de manivelaları kullanmayı çalışın.
Başarı: “Fiziksel ve zihinsel enerjinizi aralıksız olarak ve yorulmadan bir problem üzerine toplayabilme becerisi.”
-Thomas A. Edison
AKÜ :Motosikletinizi kışın hiç çalıştırmamışsanız baharda ilk çalıştırma anında akünüz basmayabilir. Akü petekleri uzun zaman şarj ve deşarj olmadığından petekler sertleşir ve üzerinde elektrik tutamaz hale gelir. Akünüzü uzun süreli şarj etmek suretiyle tekrar eski durumuna getirebilirsiniz. Fakat şarj tutmamaya devam ediyor ise maalesef akünüz elden çıkmış demektir ve yeni akü almak zorunda kalacaksınız demektir. (Kesinlikle basmayan akülere kendisinden yüksek amperde bir akü ile takviye yapmayınız)
YAĞ VE YAĞ FİLTRESİ: Motor yağı önceki değiştirme tarihine ve km.’sine bakılarak, altı ay geçmişse ya da km. si geçmiş ise (Her yağın kullanım km.si yağın cinsine ve özelliklerine göre değişiklik gösterir) değişmesi gerekir. Yağ filtresi ise her iki yağ değişiminde bir değiştirilmelidir.
LASTİK VE ZİNCİR : Lastik havaları soğukta ve uzun süren beklemelerde mutlaka azalacaktır. Baharda motoru ilk çalıştırma anında hemen lastik havaları el kitabındaki değerlerde tamamlanmalıdır. Kış boyunca kapalı alanda da bekleyen lastikler mutlaka hareket ettirilmeli, sert yüzeye temas ettirilmemeli altına mutlaka karton gibi yumuşak malzeme konulmalıdır. Aksi halde baharda balans yapan bir çift lastikle karşılaşabilirsiniz. Zincir sökülerek gazyağı veya motorin ile temizlenmeli (Asla benzin kullanmayınız) ve yerine takılarak gerginlik ayarı yapılarak yağlanmalıdır.
SU-BENZİN: Radyatörde eksik var ise mutlaka seviye tamamlanmalıdır ve su yerine tamamen anti-friz kullanılmalıdır. Motorunuz kış boyunca yattığı için deposundaki benzin yanıcı özelliğini kaybettiğinden boşaltılarak yeni benzin konulmalıdır. (Kışın beklemeye terk edilen motorların depoları mutlaka tam dolu bulunmalıdır)
BUJİ-HAVA FİLTRESİ : İlk çalıştırma anında marş bassa bile bujiler ateşleme yapmayabilir. En güzeli çalıştırmadan önce buji/bujileri söküp temizlemek gerekirse yenisi ile değiştirmek. Uzun süreli beklemelerde kağıt hava filtreleri rutubetten oldukça etkilenmektedir. Bu yüzden garaja çekilen motorun hava filtresi sökülüp temizlenerek kuru bir ortamda muhafaza edilmelidir. Sünger hava filtreleri de ilk çalıştırma anından önce mutlaka temizlenmelidir. Gaz teli, debriyaj teli, kumanda butonları, sinyal, far ve kontak anahtarı da W-40 ile yağlanmalıdır. Fren hidrolik yağlarının da seviyesi kontrol edilmeli tamamlanması gerekiyorsa hidrolik kutusunun üzerinde yazan değerlerde yağ konulmalıdır (DOT3,DOT4 gibi.) Bütün bu kontrolleri yaptıktan sonra gönül rahatlığı ile yola çıkabilirsiniz. Eğer bu bakımı yapma imkanınız yok ise yetkili bir servise götürmenizde yarar vardır. Kış boyunca motora binmemenizden veya az binmenizden dolayı gevşeyen reflekslerinizi de hesaba katarak ilk anlarda fazla hız yapmamanız gereklidir.
KIŞ BAKIMI
MOTOSİKLETİNİZİN KIŞLIK BAKIMI VE KORUNMASI
Çoğu motosiklet kullanıcısı kış geldiğinde, motosikletine özel hiç bir şey yapmadan, bulabiliyorsa kapalı bir garaja park edip ya da evinin önünde üzerini bir örtüyle kapatıp tekrar havaların ısınmasını beklemeye başlamaktadır. Kimileriyse motosikletini belirli aralıklarla şöyle bir 5-10 dakikalığına olduğu yerde çalıştırarak -kesinlikle iyi niyetli olarak ona kış boyunca gerekli ilgiyi gösterdiğini düşünmektedir. Oysa yapılması gerekenler zor olmamakla birlikte bu kadar basit de değildir. Bu yazıda, motosikletinizi kullanmayacağınız dönemlerde dış şartların aşındırıcı etkilerinden korumak, dolayısıyla da bir sonraki sezona sorunsuz başlayabilmek için yapılması gerekenleri bulacaksınız. Bütün bunlar aynı zamanda motosikletinizin ömrünü de uzatacaktır. Motosikletinizi en az 6 hafta kullanmayacaksanız burada anlatılanları uygulamanızı tavsiye ederiz. Yapılması gereken işler yapılış sırasına göre anlatılmıştır. 1, 2, 3 ve 4. adımlar motor açısından en kritik olanlarıdır. Herhangi bir adım için, motosiklet üreticisinin kullanıcı el kitabında belirttiği başka bir tavsiyesi varsa onu uygulamanız daha doğru olacaktır. 1 seneden daha uzun süreli parklar için bu yazıda anlatılan koruyucu önlemler yeterli olmayabilir. 6 haftadan daha kısa süreli parklar için, eğer motosikletin duracağı mekandaki sıcaklık 0 derecenin altına düşüyorsa sadece aküyü söküp oda sıcaklığındaki bir ortamda saklamak en doğrusudur. Kış parkı için depodaki benzinin tamamen boşaltılması gerekeceği için, son günlerde depodaki benzini mümkün olduğunca tüketmek hem gereksiz bir israfı önler hem de depo boşaltma işini kolaylaştırır.
1.PARK YERİ ve GEREKLİ MALZEME:
Herşeyden önce motosikletinizi park edeceğiniz yeri belirleyin ve lazım olacak alet, edavat ve malzemeyi temin edin. Aşırı sıcak veya aşırı soğuk olmayan, gelen geçenin çarpmayacağı, zemini düzgün, kimyasal maddelerin duman ve buharlarından ve çalışan elektrik motorlarından uzak bir saklama yeri belirleyin. Kimyasal madde buharları ve elektrik motorlarının ürettiği ozon, motosikletinizin lastik ve kauçuk parçalarına zarar verir.
Alışveriş listesi:
o Yeterli miktarda uygun özellikte motor yağı(*)
o Yeni bir yağ filtresi
o Gerekli temizlik maddeleri ve boyalı yüzeyler için koruyucu cila(vax)
o WD40 veya benzeri nem ve pas giderici koruyucu sprey
(*) Dikkat: Park süresi 3 aydan daha uzun sürecekse, gelecek sezon başında bu yağı değiştirmeniz gerekeceğinden,uygun özellikteki en ucuz yağı satın alabilirsiniz.
2. SON BİR SÜRÜŞ:
Uzun bir süre sesini duyamayacağınız motosikletinizle son bir tura ne dersiniz? Aslında bu son tur, yağ değişimi için motorun normal çalışma sıcaklığına ulaşmasını sağlayacağından (ki bu en az 20 dakikalık bir tur demektir) biraz da şart. Dikkat: Yakıt sistemiyle ilgili 4. maddeyi okuyun. Depoda benzin bırakacaksanız turu bitirmeden önce mutlaka depoyu tam doldurun.
3. YAĞ DEĞİŞİMİ:
Motosikletinizi kış boyunca korumak ve kalıcı hasarlara engel olmak adına yapacağınız en önemli iş motor yağını değiştirmektir. Motor ve dolayısıyla da motor yağı henüz sıcakken (*) motor yağını ve yağ filtresini değiştirin. Karteri kesinlikle normalden fazla doldurmayın. Yağ değişimi bitince motoru en az 20 dakika çalıştırarak yeni yağın motorun her noktasına yayılmasını sağlayın.
(*) Önemli: Yağ değişimini sadece motor sıcakken yapın. Son turunuzdan döndükten sonra motor soğuduysa, motoru ısıtmak için kısa bir süre çalıştırmak motor blokunun içinde su yoğunlaşmasına sebep olacaktır. Kışın motosikletlerin kısa süreli çalıştırılması da işte bu yüzden çok zararlıdır.
4. YAKIT SİSTEMİNİ ve BENZİN DEPOSUNU BOŞALTMA:
Motosikleti kış için bırakacağınız yere getirdikten sonra, motor çalışır vaziyette olmak şartıyla benzin musluğunu "OFF" yani "KAPALI" pozisyona getirip motosiklet kendi kendine stop edinceye kadar bekleyin. Bu şekilde, karbüratörde ve yakıt borularında benzin kalmamış olur. Benzin musluğu kapalıyken depoyu söküp içindeki benzini tamamen boşaltın. Daha sonra içinin tüm yüzeylerine WD40 ya da benzeri bir paslanmayı önleyici ve koruyucu sprey sıkın. Spreyin uzatma ucu bu işlemi daha kolay ve etkili yapmanızı sağlar. Bu tip bir spreyiniz yoksa veya deponun şekli buna uygun değilse, bir kahve fincanı kadar motor yağını deponun içine boşaltıp, depoyu bu yağla mümkün olabildiğince çok çalkalayın. Amaç deponun iç yüzeylerinin hava ile temasını keserek paslanmayı önlemektir.(*)
(*) Önemli: Depoyu yarım dolu olarak bırakmayın. Benzinde bulunan su zamanla deponun iç yüzeyinde yoğunlaşarak paslanmaya neden olur. Depoda benzin bırakmanın tek koşulu, deponun ağzına kadar dolu olmasıdır. Tabii bunu sağlamak için son turunuzu bitirmeden önce, motosikletinizin deposunu kış boyu park edeceğiniz yere en yakın benzincide tam doldurtmanız gerekmektedir. Gelecek sezon da bu beklemiş benzini tamamen boşaltıp deponuza taze benzin koymanız gerekir.
5. SEHPAYA ALMA:
Varsa motosikletinizi orta sehpası üzerine kaldırınız. Eğer sadece yan ayak mevcutsa bir sonraki adıma geçin. Kış boyunca lastiklere biraz özen göstererek olası sorunları engelleyebilirsiniz.
6. SİLİNDİRLERİ YAĞLAMA:
Bujilere ulaşmanız için gereken parçaları ve buji kablolarını söküp bujilerin etrafını temizledikten sonra bujileri sökün. Silindirlerin içlerine WD40 veya benzeri bir paslanmayı önleyici ve koruyucu sprey sıkın. Bu tip bir spreyiniz yoksa her bir silindire bir çay kaşığı dolusu kadar -daha fazla değil- motor yağı koyun. Bujileri elinizle vidalayın. Silindir iç yüzeylerinin piston hareketiyle tamamen yağla kaplanabilmesi için motosikleti en yüksek vitese alıp arka tekerleği yaklaşık 10 tur kadar elinizle döndürün. Eğer orta sehpa olmadığı için bu mümkün değilse, kontağı "ON" konumuna getirip vites boştayken marş düğmesine en çok 2 saniye süreyle basıp bırakın. Şimdi bujileri anahtarla sıkıp buji kablolarını takın. Vitesi boşta bırakın.
7. GİRİŞ VE ÇIKIŞLARI KAPAMA:
Egsoz susturucuları yeterince soğuduğunda -ancak motor hala ılıkken- içlerine bir miktar WD40 sıkıp ağızlarını lastik balon ya da benzeri lastik torbalarla sıkıca kapatın. Aynı şekilde hava filtresi girişlerini ve hava filtresi kutusu drenaj hortumu ağzını da sıkıca kapatın. Böylece motor blokunun iç kısımlarının havayla tüm teması kesilmiş olur.
8. YAKIT SİSTEMİ SON KONTROL:
Karbüratörlerin benzin haznelerinde kalmış olabilecek son benzini de karbüratör drenajlarından boşaltın. Benzin deposu vanasının "OFF" yani "KAPALI" konumda durduğundan emin olun.
9. AKÜ:
Aküyü söküp oda sıcaklığında bir ortamda şarjlı durumda muhafaza edin. Şarj cihazınız yoksa akü voltajını ayda bir ölçüp gerekiyorsa bir serviste şarj ettirin.
10. YIKAMA, YAĞLAMA:
Motosikletin üzerindeki her türlü yol kirini ve pisliği temizleyin. Basınçlı su kesinlikle kullanmayın. Yıkama işleminden sonra her tarafını kurulayıp boyalı yüzeylere koruyucu cila (vax) sürün.
11. METAL KISIMLARIN KORUNMASI (*):
(*) Dikkat: Burada anlatılan işlemi yaparken spreyle püskürteceğiniz veya süreceğiniz maddelerin fren disklerine, fren balatalarına ve lastiklere bulaşmasına izin vermeyin. Böyle bir hata yaparsanız fren disk ve balatalarını derhal fren temizleyicisiyle temizleyin. Motosikletin zincirini zincir yağıyla, metal kısımlarını da WD40 veya benzeri bir pas önleyici ve koruyucu spreyle spreyleyin. Boyalı ve narin yüzeylere sprey bulaşması halinde bunları temizleyin.
12. KİLİTLEME:
Motosikleti dışarıda bırakacaksanız sağlam bir kilitle sağlam bir yere bağlayın.
13. ÖRTÜ:
"Uzun Süreli Parktan Sonra Motosikleti Çalıştırma" listesinin bir kopyasını gidonun veya gösterge tablosunun üzerine (ya da göreceğinizden emin olduğunuz bir yere) selobantla yapıştırın. Motosikletin hiçbir yerinde yıkamadan dolayı nem kalmadığından emin olun. Eğer motosiklet kışı dışarıda geçirecekse üzerini "soluyabilen" bir motosiklet örtüsüyle kapatın. Bu özelliği olmayan bir örtü terleme yapacağı -ve bu da paslanmaya sebep olabileceği- için motosiklet 2-3 haftada bir açılıp havalandırılmalıdır. Bir fırtınada uçup gitmemesi için örtünün alt kısmının lastikli veya iple büzdürülen türden olmasına dikkat edin. Bu aynı zamanda kediler için de bir önlem oluşturur; zira kediler üstü örtülü motosiklet selelerinde uyumayı çok severler.
KIŞIN YAPILACAKLAR ve YAPILMAYACAKLAR:
İçinizden yükselecek isteğe hakim olun ve kışın motosikletinizi kesinlikle ÇALIŞTIRMAYIN. Kısa süreli ve düşük devirlerde çalıştırma, motorun içinde su buharı ve motor yağında çeşitli asidik yan ürünlerin oluşmasına sebep olacaktır. (2. ve 3. maddelere tekrar göz atın.) Kış, eğer elinizden de geliyorsa, motosikletinizin periyodik bakımlarını ve çeşitli tamir işlerini yapmak için ideal bir fırsattır. Kullanıcı kitapçığını baştan sona okuyup ihmal ettiğiniz bakım ve kontrolleri yapın. Bakım zamanı yaklaşmış olanları gelecek sezonu beklemeden tamamlayın.
Mesela;
o Gaz ve debriyaj tellerini yağlayın.
o Zincir gerginliğini kontrol edin.
o Fren disklerini ve balatalarını kontrol edin.
o Fren hidroliğini değiştirin.
o Hava filtresini temizleyin veya değiştirin.
o Tüm vida ve civataların sıkılıklarını kontrol edin.
o Lastikleri gözden geçirip düzensiz aşınmaları ve yarık, kesik gibi tahribatları kontrol edin.
o Arka çatal ve gidon yataklarını kontrol edin.
o Hareketli noktaları ve amortisörleri yağlayın.
Eğer yeterli bilgi ve deneyiminiz varsa ve bakım zamanları gelmiş veya yaklaşmışsa şu işleri de aradan çıkartabilirsiniz:
o Ön amortisör yağını değiştirin.
o Motosiklet su soğutmalıysa soğutma suyunu değiştirin.
o Sübap ayarlarını yapın. (4 zamanlılar için)
Motosikletinizin orta sehpası olmadığı için lastikleri yere basıyorsa 1-1,5 ayda bir lastik hava basınçlarını kontrol edin ve mümkünse -lastiklerin sürekli yere basan bölgeleri bombe yapmasın diye- motosikleti biraz ileri veya geri alın. Lastiklerin havasını normalden 5-6 psi daha şişkin tutmak da koruyucu olabilir. Motosiklet örtünüz "soluyabilen" bir malzemeden değilse, örtüyü 3 haftada bir açıp motosikleti havalandırın. Paslanmış veya paslanmaya yüz tutmuş noktaları (Dikkat: Fren diskleri hariç!) çok ince metal zımparasıyla, metalin en alt katmanına ulaşıncaya dek zımparalayıp, önce astar, ardından da aynı renk boya ile boyayın. Ancak bu işlemi boyanın kuruyabileceği sıcaklıktaki bir ortamda yapın.
UZUN SÜRELİ PARKTAN SONRA MOTOSİKLETİ ÇALIŞTIRMA
Başlamadan önce bir miktar yeni benzin satın alın.
1. Motosikletinizi serbest bırakın! Örtüyü açıp varsa kilitleri sökün.
2. Lastik hava basınçlarını kontrol edin.
3. Eğer bıraktıysanız deponuzdaki benzini tamamen boşaltın ve az miktar yeni benzinle çalkalayın.
4. Aküyü, şarjı tam dolu olarak yerine monte edin.
5. Motosikletinizin üzerindeki metal koruyucu (WD40 gibi) maddeleri temizlemek için yıkayın.
6. Hava filtresi girişi ve drenajıyla egsoza kapattığınız lastik torbaları çıkartın.
7. Benzin deposuna yeterince yeni satın aldığınız benzinden koyup depo valfini "ON" yani "AÇIK" konuma çevirin.
8. Motosikletinizi çalıştırın ve en az 20 dakika (ya da varsa soğutma fanı iki defa devreye girecek kadar uzun) süreyle çalışır vaziyette bırakın.
9. Kış uykusu 3 aydan daha uzun sürdüyse, motoru stop ettikten sonra, henüz sıcakken bir kez daha yağ değişimi yapmanız gerekiyor. Motosikletinize değer veriyorsanız atlamamanız gereken en önemli noktalardan biri budur. Zaten bunun için ucuz bir motor yağı kullanmamış mıydık?
10. Yağ değişimini tamamladıktan sonra motoru birkaç dakika rölantide çalıştırıp yeni yağın tüm motor blokunda devridaim yapmasını sağlayın.
11. En yakın benzinciye gidip deponuzu doldururken bundan sonraki ilk birkaç depo dolumunda, benzine önerilen miktarlarda karbüratör ve yakıt sistemi temizleyicisi ilave edin.
12. Yetkili bir serviste tüm ayarları kontrol ettirin.
Boyalı kısımların yere hiç değmemesi dileğiyle...
ZİNCİR BAKIMI
Son yıllarda oldukça yaygınlaşan O-RİNG’li zincirlerin diğer zincirlerden farkı nedir?
Öncelikle o-ring’li zincirler eski zincirlere oranla daha geniştirler. Geniş olmasının sebebi, bu zincirlerin baklalarını birbirine bağlayan pimlerin her iki ucunda da keçe (o-ring) bulunmasıdır. Bu keçeler fabrikada üretim sırasında konulmuş olan lityum bazlı gres yağını tutmaya yararlar. Bu sayede pim ve baklaların çalıştığı yatak diyebileceğimiz bölgenin yağlanmasını sağlarlar. O-ring' li zincirler diğer zincirler kadar yağlamaya gereksinim duymazlar.
O-ring’li zincirlere nasıl bir bakım uygulanmalıdır?
Ama daha özenli olarak bu tip zincirler temiz tutulmalı, keçelerin (o-ring) bulunduğu bölgelerin toz, kir ve oksitten olabildiğince uzak tutularak fabrikasyon yağın ve bunun sağladığı yağlamanın zarar görmemesini sağlamalıyız. Düzenli olarak yağlamak havadaki nemden oluşabilecek korozyon ve oksidasyonu da önleyecektir. Eski tip zincirlerde o-ring bulunmadığı için pim ve bakla arasındaki yataklarda yağ yoktur ve buraya toz ve zararlı maddeler kolayca gireceklerinden daha fazla bakıma ve yağlamaya gereksinim duyarlar. Zincirin çeşidi ne olursa olsun yağlamadan önce mutlaka temizlemek gerekmektedir. Temizlemeden yağlamaya çalışmak mevcut olan kir ve tozu zincire iyice yapıştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Ne sıklıkta bakım yapılmalıdır?
Duruma göre değişmekle beraber, ortalama 500 km.’de zincirinizi kontrol etmeniz gerekir. Eğer tozlu ve yağışlı bir havada yolculuk yapıyorsak 500 km.’de bir, ama otobanda yolculuk yapıyorsak günün sonunda bir göz atmak yeterli olacaktır. Uzun yolculuklarda temizlik ve yağlama için gerekli olacak malzemeleri yanımıza almakta fayda var. Bir çok üretici zincirleri kerosen / gazyağı ile temizlemenizi önermektedir. Zinciri solvent, benzin, mazot, basınçlı su ya da hava ile temizlememelisiniz. Yüksek basınçlı su-hava kullanarak temizlemeye çalışmak tozu zincirin çalışan aksamlarının içine doldurur. Solvent türü çözücüler de o-ringlere zarar verecektir.
Piyasada bulabileceğiniz ve o-ringler zarar vermeyen aerosol zincir yağlarını (bunların bazıları temizleyicidir) kullanabilirsiniz. Aynı zamanda zincir temizlemek için özel olarak üretilmiş çeşitli ekipmanları da kullanabilirsiniz. Yağlamada SAE 80-90 gibi kalın yağlar da kullanılabilir. Piyasada bulunan zincir spreyleri silikon bazlı olup tutunma özelliği çok yüksek olduğundan yüksek süratlerde zincirden akmayacağı için bu tip ürünleri seçmenizde fayda var.
Eski tip (o-ringsiz) zincirlere bakım nasıl yapılır?
Bakım açısından o-ringli zincirlerden bir farkı yoktur. Ancak bu zincirlerin bakımı daha o-ringli zincirlere oranla daha sık yapılmalıdır.
Eski tip zincirimizin yerine o-ringli zincir takabilir miyiz?
Elbette. Yalnız daha önce belirtildiği gibi o-ringli zincirler daha geniştir. Zinciri değiştirirken bu zincire göre olan “daha geniş dişlilerden” de takmak gereklidir. Bu da bazen sorunlara sebebiyet verebilir. Örneğin arka maşa, zincir muhafazası ya da ön dişli muhafazasında bu kalın zincir ve dişliyi takabilmeniz için yeterli alanın / boşluğun olmaması gibi. Böyle bir şey söz konusu değilse değiştirmekte hiçbir sorun yoktur.
Temizleme ve yağlamadan önce / sonra herhangi bir şey yapmak gerekir mi?
Artık zorunlu olmadıkça zinciri temizlemek için gaz vs. gibi klasik yöntemlere gerek yoktur. Solvent içermeyen gerek sprey şeklinde, gerekse mekanik temizleyiciler tercih edilmelidir. Zincire bakım yapmadan önce belli bir ısıda olmasını sağlamakta fayda vardır. Yağlamaya başlamadan önce 5-10 dakika zinciri çalıştırarak biraz ısıtmak zincirin üzerinde bulunan nemden kurtulmanızı sağlayacaktır.Zincir yağlanırken, zincirin iç tarafından yani dişliye temas ettiği yüzeyinden yağlanması gerekir. Böylece yağın çalışan / aşınan yüzeylere yayılmasını sağlamış oluruz. Yağlarken arka jant ile zincir arasına gazete, mukavva gibi koruyucu amaçlı bir şey koymak arka jant ve lastiği yağlanmaktan koruyacaktır.
Zincirin aşınmasını ne sıklıkta kontrol etmeli?
Zincire bakım yaptığımız her seferde aşınma durumuna da göz atmakta fayda vardır. Zincirde korozyon olup olmadığını, pimlerin üzerinde çalışan yüzüklerdeki aşınma derecesini her bakım sırasında kontrol etmemiz gerekmektedir.
Zincirin değişmesi gerektiğini nasıl anlarım?
Zincirin aşındığını ve değişmesi gerektiğini anlamak oldukça kolaydır. Zinciriniz orijinal uzunluğunun %1 oranında uzamışsa,motorunuzdaki zincir ayar vidası artık sonuna dayanmışsa, ya da zincir bir yerde geriyor bir yerde boşalıyorsa maalesef yeni zincir almak zamanı gelmiştir. Sert kullanım uzamayı çabuklaştırır. Eğer uzama çok kısa bir sürede ve aşırı oluyorsa arka amortisörü, arka maşa bilyelerini kontrol etmekte fayda vardır.
Dişlilerde aşınma nasıl olur?
Doğal olarak ön ve arka dişliler de aşınırlar. Gerçi zincir yağları dişlileri de aşınmaya karşı korur ama dişlinin de bir ömrü vardır. Aşınmış bir dişlide dişler ve dişlinin zincire temas ettiği noktalarda gözle görülür bir aşınma ve çalışma izi vardır. Bu aşınmadan ötürü dişli ile zincir arasında boşluk oluşur. Birbirlerine birebir oturmazlar. Bu durumda zincirin dişliden atması söz konusudur.
Eğer yeni bir zinciri aşınmış ve kullanılmış dişlilere takacak olursak, alenen parayı sokağa atmış oluruz. Çünkü bu durumda zincirin ömrü yarı yarıya azalacaktır. Kullanılmış bir dişlide ne de olsa bir aşınma söz konusudur, bu durumdaki bir dişli de takılan yeni zinciri çok çabuk aşındıracaktır. Eğer dişlinizin sadece bir yüzeyinde aşınma ya da zincirin iç yüzünün sadece bir tarafında aşınma olması zincir ve dişlinin doğrusal olarak düz olmadığını gösterir ki derhal düzeltilmelidir. Unutulmamalıdır ki her iki dişliyi de zincir gibi belli aralıklarla kontrol etmelisiniz ve yenilemeyi zincir dişli takım olarak yapmalısınız.
Dişli-zincirin düz hizada olduğu nasıl kontrol edilir?
Bunun en basit yolu motorun arkasından gözle kontrol etmektir. Motoru ana sehpaya/sehpaya alarak çalıştırdığımızda lastiğimiz yalpa yapıyorsa, ya da ayar vidalarımızı kontrol ettiğimizde biri diğerinden daha içeride ise aynı hizada değildir. Bunun derhal düzeltilmesi gerekir yoksa zincirimiz en kısa sürede aşınacaktır.
530-532 olarak belirtilen zincir ölçüsü neyi ifade eder?
Zincirin uzunluk ve genişliğini gösteren bir sayı daha doğrusu ölçü sistemidir. 5 sayısı 5/8 inç’i, yani bir pimin merkezinden diğer pimin merkezine olan mesafeyi ifade eder.30 ya da 32 sayısı ise zincirde kullanılan pimlerin sayısını ifade eder. Yani 530 zincir 532 zincirden daha dardır. Ama bu değer (30-32) ölçülebilir bir değer değil aynı elbise bedeni gibi bir ölçüdür.
630 o-ringli zinciri daha küçük ölçüde olan 530 bir zincirle değişebilir mi?
Evet ama her iki dişlinizi de bu ölçüye uygun olarak değiştirmeniz gerekecektir. Daha küçük ölçüde bir zincir takmak hafifliği, bu da güç kazanımını sağlar. Ama takacağınız zincirin stok yani üreticinin kullandığı zincirle aynı dayanıklılığı gösteren kalitede olmasına dikkat etmeniz gerekir. Yani 530 zincir takacaksanız şunu bilmelisiniz ki her 530 zincir aynı kalite ve özellikte olamaz.
Sert vites değiştirmeler zincir ve dişlilere zarar verir mi?
Normalde sürat değişimleri sırasında, her iki dişli zincirin alt ve üst noktalarında gerilme ve gevşemeye sebep olur. Zincirin aşırı oynaması bu efekti artırır. Yani düzgün ayarlanmış bir zincirde bu darbeler en az oranda yaşanır. Sert vites değiştirmeler, ani ve sert gaz vermeler zincir ve dişlilerde aşırı aşınmaya sebep olurlar. Bunlardan ne kadar kaçınırsak zincirin ömrünü o kadar uzatırız.
Zincirin uygun gerginlik ayarı nedir?
Bu ölçüyü genellikle kullanıcı kılavuzlarında ya da arka maşada bulabilirsiniz. Ve bu ölçü motordan motora değişmektedir. Ama ortalama ölçü olarak şu verilebilir: Motor boşta iken zincir durduğu noktadan yukarı veya aşağı 1.5 cm. civarında oynayacak gerginlikte olmalıdır. En iyi kıstas hareket halindeyken motora gaz verip bıraktığınızda ne kadar az vuruntu hissediyor ya da ne kadar “yumuşak” bir his uyanıyorsa zincir ayarınız o kadar iyi demektir. Unutmayın ki zincir sesi zincirin bol olduğuna en iyi işarettir.
Eksiz (sonsuz) ve kilitli zincir ne demektir?
İsminden de anlaşılacağı gibi (aşağı yukarı tüm motosikletlerde fabrikasyon takılı olan) bu zincirlerde başlangıç ve bitiş gibi ek yeri yoktur. Oysa kilitli zincirlerde takılan ve çıkarılabilen kilit görevi gören bakla ve ek yeri vardır. Sonsuz zincirlerde ek / bağlantı söz konusu olmadığı için daha güvenilirdirler. Spor amaçlı, zorlayıcı kullanımlar için sonsuz zincirleri seçmek yerinde olacaktır. Bu zincirlerin sökülüp takılabilmesi için arka maşanın sökülmesi gerekmektedir.
Kilitli zincir kullanırken şunlara dikkat etmekte fayda vardır.
Bağlantıda kullanılan klipsin kapalı ucunun dönüş yönüne doğru olmasına dikkat edilmelidir. Böylece yerinden çıkma olasılığını azaltırsınız. Zinciri temizledikten sonra takılı olan klipsin üstüne biraz silikon sürmek yerinden çıkmasını zorlaştırıcı bir etkiye sebep olacaktır.
Perçinli zincir nedir?
Bu tip zincirler artık günümüzde en çok kullanılan çeşitlerdir. Çünkü bu zincirler kilitli zincir kadar kolay takılmakta ama sonsuz zincirler kadar da güvenilirdirler. Bu zincirlerin bağlantısı, özel bağlantı piminin yerine takıldıktan sonra kafasının ezilerek şişirilmesiyle yapılır. Böylece diğer pimlerden ayırt edilemez hale gelir. Ama takılırken olduğu gibi sökülürken de bu iş için özel olarak tasarlanmış aletlere ihtiyaç vardır.
Bazı motorlarda (özellikle eskilerde) zincir gergisi var, bazılarında yok, neden?
Eski motorların arka amortisör oynama mesafesi bugünkülere oranla daha fazla olduğu için yani daha çok esnedikleri için zincir gergisi kullanılmaktaydı. Ayrıca eski motorlarda çıkış dişlisi ile arka maşanın bağlantı noktası arasındaki mesafe bugünkülere oranla daha uzun olduğu için zincir esneme payı daha fazladır. Oysa günümüzde bu mesafe daha kısa olduğu için esneme de azdır ve zincir gergisi yoktur.
Zincir mi yoksa şaft mı daha iyidir?
Her ikisinin de avantajları ve dezavantajları vardır. Şaft daha az bakım gerektirir. Yağın içinde, tozdan kirden uzak çalışır. Şaft zincire göre daha güvenli, daha az bakım isteyen yumuşak bir sürüş sağlar. Gerçi zincir üreticileri yıllarca uğraşıp zincirleri de güvenilir hale getirdiler ama hala bakım ve dikkat istemekte. Ama şafta oranla ucuz olduğu da bir gerçek. Ayrıca zincirler şaft gibi arka süspansiyonun çalışmasını olumsuz etkilemezler ve ne de olsa güç kaybı şafta oranla çok daha azdır. Üstelik zincir şaft gibi motora ekstra bir ağırlık eklememektedir.
Kayış (beltdrive) nasıldır?
Çalışma prensibi zincirle aynıdır. Zincire oranla daha sessizdir ve bakım istemez. Çabuk hızlanmalarda kopma, aşırı ısınma ve deforme olma sorunlarından ötürü güçlü makinelerde kullanılmamaktadır. Bu nedenle akselerasyonu daha düşük olan cruiser / chopper tipindeki motosiklet türlerinde tercih edilmektedir.
1990 yılında tüm dünyada yaralanmalara bağlı 5 milyon kişi ölmüştür. 2020 yılında ise beklenen ölüm 8.4 milyon kişidir.
Trafik kazaları ülkemizde yaralanmalara bağlı ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer alır. Motosiklet kazalarının tüm trafik kazaları içindeki oranı ülkeden ülkeye şehirden şehre değişiklik gösterse de, motosiklet kazalarında